Etiket: Akgün Altuğ

  • KOBİ’lerin işini büyütürken aradığı destekler SATSO’da değerlendirildi

    KOBİ’lerin işini büyütürken aradığı destekler SATSO’da değerlendirildi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ile Denizbank iş birliğinde makroekonomik göstergeler ve ekonomik beklentiler, ihracat ve imalat sektörüne özel kredi iş birliği konularının değerlendirildiği panel düzenlendi.

    SATSO hizmet binasında, Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ’un da iştirak ettiği panele KOBİ’ler, firma yetkileri ve SATSO üyeleri katılımıyla ilgi gösterdi.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Deniz Bank Ekonomik Araştırmalar Grubu Müdürü Mustafa Koray Kalafatcılar, “Bölgedeki sıcak çatışmalar maalesef ekonomide durumu daha da kötüye götürmüş durumda. Doğalgaz ve elektrikte sübvansiyonların ekonomi yönetimince ne kadar zaman tolere edilebileceği merak konusu.

    2026 yılına ekonomi dünyası olarak daha iyimser tahminlerle başlamıştık. Yurt dışında hızlanma ve sosyal konut projesiyle inşaat sektöründe bir yükseliş vardı. Maalesef jeopolitik süreçlerin de etkisiyle büyüme tahmini aşağıya çekilip ve enflasyon tahmini de yükseğe çıkarılabilir. Gerilimlerin çıktısı süresinin devamı ve de en önemli sektörlerimizden turizmi etkileyip etkilemeyeceği ile ilgilidir. Savaşın süresi bizim tahminleri sürekli güncelleştirmemize sebep olacaktır.” dedi.

    Panelde sunum gerçekleştiren Denizbank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Grubu, OBİ Satış ve Performans Yönetim Grup Müdürü Ümit Bıçak ise, “Bizim KOBİ’lere destek olmak için iştahımız yüksek ve önemli bir hazırlığımız da var. Orta ve uzun vadeli esnek geri ödemeli şekilde KOBİ’lerimizi yormayan paketlerimizi hizmete sunduk. Son 6 aylık periyotta önemli krediler kullandırmış durumdayız. Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji yenileme sağlayıcı makine ve ekipman alımları, yeşil bina yatırımları, temiz ve düşük karbonlu ulaşım içeren finansmanları, kirlilik önleme ve kontrol, sürdürülebilir ve atık su yönetimiyle ilgili proje finansmanlarına destek veriyoruz.

    Tarımla ilgili de her türlü noktada destek sağlayabiliyoruz ve Sakarya’da oldukça çok olan süs bitkileri faaliyetini de bu kapsamda değerlendirebiliyoruz. Sakarya önemli bir savunma sanayi üreticisi. Burada KGF ile ortak yürüttüğümüz Sakarya’da yer alan savunma sanayisi tedarikçi destek programımız var. Tekrar bir Nefes Kredisi olması durumunda bizler de banka olarak kapsam içinde memnuniyetle destek vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Panel, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Liman, Demiryolu ve Sanayi Entegrasyonu Sakarya’yı Üst Lige Taşıyacak

    Liman, Demiryolu ve Sanayi Entegrasyonu Sakarya’yı Üst Lige Taşıyacak

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem Ercan Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Meclis Başkanı Erdem Ercan şunları dile getirdi: “

    Katar Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir helikopterin eğitim faaliyeti sırasında düşmesi sonucu şehit düşen Türk Silahlı Kuvvetleri personelimize ve ASELSAN çalışanlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, sevenlerine ve milletimize baş sağlığı diliyorum.

    Öğrencisinin acımasız bir saldırısıyla aramızdan ayrılan Fatma Nur Çelik öğretmenimize Meclisimiz adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine ve tüm eğitim camiasına sabır diliyor, şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzun bir kez daha altını çiziyorum. Camiamızdan hasta olan arkadaşlarımıza acil şifalar, vefat edenlere ve yakınlarına Meclisimiz adına Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.” dedi.

    Toplantının devamında yoklama ve gündem maddelerinin oylanmasına geçildi. 1242 nolu Meclis oturumuna ait tutanak görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Şubat ayı Kat’i Mizan ve ekleri ile Bütçe İzleme Raporu, Hesapları İnceleme Komisyonu Başkanı Tuncay Cebeci’nin sunumunun ardından oylanarak, meclis üyeleri tarafından tasdik edildi.

    Meclis Toplantısının devamında ülke ve ekonomi gündemi hakkında değerlendirmede bulunmak ve Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek üzere kürsüye gelen SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ şunları dile getirdi;

    Genel Değerlendirme

    Son dönemde küresel ekonomi belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir dönemdeyiz ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece kura, enflasyon verisine veya faiz kararına bakmanız yetmiyor.

    Artık haritayı önünüze açıp, jeopolitik dengeleri de analiz etmek ve bunları yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren gerginlik, bize bir gerçeği çok sert hatırlattı: huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Mart ayının sonuna gelirken İran ile İsrail arasındaki o bildiğimiz gerilim, maalesef ABD’nin de girmesiyle bölgesel bir savaşa dönüştü ve bu durum mutfağımızdaki enerji maliyetinden, cebimizdeki finansal varlıklara kadar her yere sirayet etti. Bugün hürmüz boğazı çevresindeki riskler arttıkça, petrol akışı aksıyor.

    Bu da başta Asya ve Avrupa olmak üzere tüm dünyada enerji fiyatlarını yukarı doğru itiyor. Goldman Sachs’ın 17 Mart tarihli analizinde ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması durumunda brent petrolünün ortalama 98 dolar civarında seyredeceği, ancak uzun kesintilerde fiyatların 150 dolar seviyesine kadar tırmanabileceği öngörülüyor. Bu tablo, küresel büyümede yaklaşık 0,3 puanlık gerileme riski yaratıyor.

    IMF verileri net: enerji fiyatlarında kalıcı bir %10’luk artış demek, dünya genelinde enflasyonun 40 baz puan artması, büyümenin ise %0,2 yavaşlaması demek. ABD merkez bankası, haziran ve eylül aylarında olası faiz indirimlerinin kapsamını yeniden değerlendirmeye alırken; Avrupa Merkez Bankası da enerji kaynaklı enflasyon baskılarını izlemeye devam ediyor.

    Ancak burada asıl mesele sadece matematiksel veriler değil. Rakamların bu denli savrulmasının ardında küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, kuralları ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırları uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir ediyor.

    Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil, ‘güçlü olanın kuralı o an yazdığı’ ve jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği, kaotik bir düzen var. Diğer taraftan çoğumuz, enerji krizini sadece “akaryakıt zammı” sanıyoruz. Ama aslında bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve dijital dünyayı da vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar çok enerji tüketiyor ki, enerji fiyatındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz, sadece depomuzda değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünde bile hissediliyor.

    Türkiye Ekonomisi

    Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış, bizim dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece “izleyen” değil, “yöneten” bir aktör olmalı. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız.

    Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; bu önemli bir başarı. Ancak 2026 yılında da bu ivmeyi sürdürmek daha zor. Bölgedeki savaş, bu büyüme yolunu ciddi anlamda “engebeli” hale getirdi. Bu yılki büyümenin kalıcılığı, tamamen bu krizin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlı. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu, gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi, mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin teminatıdır.

    Diğer taraftan riskler büyük olsa da, elimizde güçlü enstrümanlar da var. Mesela; dünya enerji yollarında kriz yaşanırken, Türkiye sahip olduğu boru hatları ve lojistik altyapısıyla “güvenli liman” ve “enerji merkezi” olma vizyonu ile ilerlemeli.

    Bununla birlikte savunma sanayiimiz sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir ekonomik güç. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir “diplomatik kaldıraç” ve ciddi bir döviz girdisi sağlıyor.

    Bir de Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için Türkiye’yi önemli bir merkez kılıyor. Özellikle lojistikte yaşanan aksamalar birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu tekrar ifade edeyim: enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerini etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur; bu kriz aslında dijital dünyayı da derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumda.

    Su Verimliliği

    Bu konuyla paralel olarak dün, dünya su günü vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz Sürdürülebilirlik Konferansı’nda da altını çizdiğimiz gibi; suyun geleceği, aslında enerjinin de geleceğidir.  Bugün bir fabrikayı ‘akıllı’ yapan şey, sadece elektriği tasarruflu kullanması değil, aynı zamanda her bir damla suyun değerini bilen kapalı devre arıtma sistemlerini ve geri dönüşüm teknolojilerini devreye almasıdır.

    Su krizi kapıdayken, enerji verimliliği ile su tasarrufunu birbirinden ayrı düşünemeyiz. Sakarya olarak bu konuda bilinçli ilerlediğimizi düşünüyorum. Büyükşehir belediyemizin en kıymetli su kaynağımız sapanca gölü ile ilgili çalışmaları da ortada. Kendilerini sonuna kadar destekliyoruz.

    Dünyada yaşanan bu süreci örneğin 3. Dünya savaşı olarak okursak tarih bize defalarca gösterdi ki: savaşın galibi yoktur. Çatışmanın olduğu yerde ne sermaye çiçek açabilir ne de emek karşılığını bulabilir. Bugün Hürmüz Boğazı’ndaki gergin bekleyiş, aslında sadece petrol varillerinin değil, bir çocuğun eğitiminin, bir gencin iş hayalinin ve bir ülkenin on yıllarca ilmik ilmik ördüğü büyüme momentumunun sınavıdır. Unutmayalım ki; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, ekonomi hayattır ve hayat, ancak barışın gölgesinde yeşerir.

    Dış ticaret verileri

    TİM tarafından açıklanan verilere göre; ilimiz şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde %7.1’lik artış, ocak ayına kıyasla ise yüzde 30.3’lük bir düşüşle 390 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Kümülatif ihracatımız geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %17.8 artış gösterdi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise %176 olarak gerçekleşti.

    ‘Made in EU’

    Türkiye, artık resmen ‘Made in EU’ (Avrupa Malı) düzenlemesi kapsamına alındı. Biliyorsunuz; yıl başında ab ile Hindistan arasında imzalanan anlaşma, rekabet gücümüz adına hepimizi endişelendirmişti. Ancak yeşil mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi gibi süreçlerde sergilediğimiz titizlik, bugün meyvesini verdi. Bu yeni düzenleme, o endişelere verilmiş en güçlü ve haklı cevaptır. Artık ürünlerimiz, Avrupa pazarına hiçbir kısıtlama olmaksızın Avrupa malı etiketiyle girebilecek.

    Bu sadece bir etiket değişimi değil; Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki ayrılmaz yerinin tescilidir. Bu fırsat, hem rekabet gücümüzü artıracak hem de ülkemize nitelikli yatırımları çekecektir. Artık sadece bir ‘tedarikçi’ değil, Avrupa üretim zincirinin ana merkezlerinden biriyiz.

    Sanayi Sıçraması

    Ancak bu fırsat penceresinden geçmek için sadece mevcut yapımızı korumak, ayakta tutmak yetmez. Bunun yerine, sanayiyi yeni nesil bir anlayışla baştan tasarlamak zorundayız. Türkiye, sanayi basamaklarını birer birer tırmanan bir ülke olmanın ötesine geçmeli gerçek anlamda bir ‘sanayi sıçraması’ gerçekleştirerek lig atlamalıdır.  Bu sıçrama sadece daha fazla üretmek değil, daha akıllı, daha yeşil ve daha katma değerli üretmek demektir. Hedefimiz, küresel tedarik zincirinde ‘sipariş bekleyen’ bir halka olmak değil, o zincirin bizzat tasarımcısı ve oyun kurucusu konumuna yükselmektir.

    Sanayinin Demiryoluna Entegrasyonu

    Bildiğiniz gibi karasu demiryolu projesi 12 yıldır atıl bir durumdaydı. Geçtiğimiz yıl ihalesi tekrar yapıldı ve çalışmalar da resmi olarak başladı. Bizler de bu gelişmeyle birlikte demiryolunun sanayi bölgeleriyle entegrasyonu konusunu gündeme getirdik. 

    Karasu demiryolumuz aynı zamanda karasu limanıyla da entegre edilecek. Demiryolu en ucuz, en uygun ve en fizıbıl taşıma operasyonudur. Bu projenin sanayi bölgeleriyle de bağlantılı olması ciddi bir kazanım ve lojistik güç sağlayacaktır.

    Şehrimizin ve ülkemizin önemli ihracatçılarından olan Toyota’nın da demiryolu bağlantısı ihtiyacı var, yıllardır dile getiriyor. Üretilen araçları karayoluyla limanlara taşımaktansa demiryolu ile limanlara ve Avrupa’ya sevk etmek ciddi bir rekabet avantajı yaratacaktır.

    Bu önemli konu TOBB Ulaşım ve Lojistik sektör meclisinin de ana gündeminde yer almış durumda. Meclis üyemiz yiğit ateş de odamızı temsilen o mecliste yer alıyor ve kendisi bakanlığa bu konu ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. TOBB’dan da bu önerimize ciddi destek var. Çünkü bu projeye Çin ve Avrupa arasını Zengezur koridorundan birbirine bağlayacak önemli bir proje olarak bakılıyor.

    Uluslararası anlamda da önemli kazanımları beraberinde getirmesi bekleniyor. Oda olarak bu konunun üzerine gideceğiz.  Demiryolu güzergahında planladığımız lojistik OSB’mizin de demiryolu projesi ile eş zamanlı tamamlanması şehrimizin lojistik üs anlamında stratejik konumunu güçlendirecek.

    E-Haciz

    Geçtiğimiz meclis toplantımızda dile getirdiğimiz ve ay içerisinde gündeme taşıdığımız e-haciz konusuna bir kez daha değinmek istiyorum. Bu ciddi bir konu ve iş insanlarına hiçbir hareket imkanı tanımıyor. Bir tuşla koyulan E-Hacizi kaldırmak için de ciddi mesai harcanıyor.

    Borcun meblağı düşük olsa da tüm hesaplara, kartlara tedbir uygulanması günlük iş akışıyla uyuşmuyor. Uygulamanın uygulanış biçiminin değişmesi gerekiyor. E-haciz son başvuru yöntemi olmalıdır. Bunu TOBB’a da ilettik.

    Trafik Cezaları

    Bir de trafik cezaları var. Bu konuda çok telefon geliyor. Son dönemde artan trafik cezaları ve denetim uygulamaları, ne yazık ki amacını aşıyor. Ciddi bir mağduriyet oluşturmaya başladı. Elbette trafik güvenliği ve kurallar önemlidir. Ancak ekonomik zorluklarla mücadele eden üyelerimiz için bu cezalar, bir mali yük haline geldi. Denetimlerin cezalandırıcı değil, eğitici ve ticari hayatın sürekliliğini gözetici bir anlayışla yürütülmesini bekliyoruz.

    Vergi Denetimleri

    İş dünyamızın omuzlarındaki bir başka ağır yük de vergi denetimleri… Hazine ve maliye bakanlığı vergi denetim kurulu (VDK), lüks harcamalar ile beyan edilen gelirler arasındaki uyumsuzluğa yönelik çok geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Risk Analiz Merkezi’nin verilerine göre, 16 bin 300 mükellef mercek altında.

    Kredi kartı harcamalarından gayrimenkul alımlarına kadar her detay izahata çağrılıyor. Elbette kayıt dışı ile mücadeleyi ve vergi adaletini hepimiz destekliyoruz ancak sahadan aldığımız geri bildirimler, üyelerimizin bu süreçte ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

    Çünkü hepimiz biliyoruz ki; ticaretin doğası gereği her harcamanın kaynağını yıllar sonra bile ‘bire bir evrakla’ ispatlamak her zaman mümkün olmuyor. Evrak eksikliği veya teknik detaylar nedeniyle iş insanlarımız, telafisi güç vergi zayi cezalarıyla karşı karşıya kalıyor. Buradan yetkililere de bir çağrıda bulunmak isterim: denetimler, dürüst mükellefi cezalandıran veya iş dünyasını üretimden soğutan bir sürece dönüşmemelidir. İradeden beklentimiz; mükellefin izahatlarını hakkaniyetle değerlendiren, mağduriyetleri önleyen ve yapıcı bir denetim modelinin işletilmesidir. Üretim gücümüzü korumak istiyorsak, vergi sistemimizi de cezalandırıcı değil, teşvik edici ve gerçekçi bir zeminde tutmak zorundayız.

    Öğretmen Cinayeti

    Cezalar, denetimler bir tarafa toplumsal yozlaşma da göz ardı edilemeyecek bir noktaya da gelmiş durumda. Biz burada sadece ekonomik bir mağduriyeti değil, toplumsal bir sızıyı da paylaşmak zorundayız.  Asıl tehlikenin ekonomik sıkıntılar değil, toplumsal çözülme ve derin bir “değerler erozyonu” olduğunu üzülerek izliyoruz.

    Geçtiğimiz haftalarda hayattan koparılan öğretmenimizin ve Sakaryalı futbolcumuzun acısı hala yüreğimizde. Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum.

    Yerli Malı Tebliği

    Ülkemizi dışa bağımlılığını azaltmak adına bu yılın başında önemli bir adım atıldı ve “yeni yerli malı tebliği” yürürlüğe girdi. Odamız, bu yeni dönemde de yerli üretimin tescili noktasında belge düzenlemeye devam ediyor. Burada özellikle otomotiv sektörümüzü ve tedarik zincirimizi ilgilendiren bir hatırlatmam var:

    Artık kamu alımlarında ve engelli vatandaşlarımızın araç edinimlerinde, bakanlığın ilan ettiği “motorlu araçlar yerli katkı oranı beyanları” esas alınacak. Üretimde istikrarın bozulmaması için otomotiv sektörüne 1 temmuz 2026 tarihine kadar geçiş süreci tanındı.Bu konuda odamız sanayi müdürlüğü üyelerimizin sürece doğru ve hızlı şekilde adapte olmasına destek olmak amacıyla yeni yerli malı belgesi ile ilgili bilgilendirme ve başvuru yöntemlerine yönelik firmalarımıza birebir bilgilendirme toplantıları düzenliyor. Araç üretim sürecinde yer alan tüm tedarikçi üyelerimiz, odamız sanayi müdürlüğü ile iletişime geçebilirler.

    Gündem maddelerinin müzakere edildiği toplantının “Yönetim Kurulunun Aylık Faaliyetleri” maddesinde söz alan; Maddede söz alan:

    33. Meslek Komitesi (Makine ve Otomasyon Sistemleri Üreticileri) Meclis Üyesi Günay GÜNEŞ, “

    Büyükşehir Belediye Başkanımızın hepimizin geleceğine yönelik çalışmalarını içeren sunumu çok keyifli ve güzeldi kendisine teşekkür ediyorum. Kendisi konuşmasında “Ayrıştıran kaybetmeye mahkumdur,” dedi. Biz de burada ayrıştırmamalıyız. Sayın başkanımızın seçim sürecinden sonra ayrıştırmadan süreç geçireceğiz diye bir değerlendirmesi vardı. Teşekkür ediyorum. Ama söylemle eylem her zaman aynı olmuyor.    Ramazan Ayı elbette iftar programlarıyla geçti. Akgün başkanımız da birçok iftara katıldı, ancak bir konuyu kınıyorum: mikrofondan kimse bir komite için oy isteyemez. 20 bin üyesi olan bir STK başkanı kimse için oy istememelidir. Bu bizi ayrıştırır işte; seçim süreci başladı ve bu ayrıştırmalardan vazgeçelim.” dedi.

    Gündem maddelerinin müzakere edildiği toplantının devamında “Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi” Maddesine geçildi. Maddede söz alan:

    29. Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri) Meclis Üyesi Kenan TAÇYILDIZ, “2 Mart’ta bir öğretmenimiz katledildi. Sosyal medyada öğretmenlerin öğrenciler tarafından tiye alınması, veliler tarafından darp edilmesini görüyoruz. Bize ne oldu diye düşünmemiz gerekir. Okullarda önlem alınması gerekir. Okullar eğitim- öğretim yeridir. Bakanlığımız gerekli önlemleri alacağına inanıyorum.

    Değerli velilerimiz çocuklarını seviyorlar ve biz öğretmenler de onları onlar kadar seviyoruz. Bizler çocuklarımızın reel hayata hazırlanması için çabalıyoruz ancak velilerimiz çok duygusal davranabiliyor. Maalesef velilerimiz çocuklarına yeteri kadar hata yapma, hayal kurma imkanı vermiyor. Çocuklar serbest bırakılmalıdır. Onların öğretmeni biziz. Sizler anne-baba olun, bizler öğretmenlik yapalım.

    12 Mart’ta istiklal marşımızın kabul gününde kendini bilmez bazı idareciler bu ülkenin temiz çocuklarını alet ederek mili maşımızı farklı dille okuttular. Kendilerini kınıyorum. Hoşgörüyle bakılacak bir olay değildir. Hepimizi ilgilendiren ancak alışılmış çaresizliğimiz var: elektrik kesintileri. Bu konuya hiçbir şey yapamıyoruz. Elektik şirketine hiçbir yaptırım uygulanamıyor. Bayramda bile elektrik kesintileri yaşadık. Bu son bulmalıdır.” diye konuştu.

    7. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Meclis Üyesi Adem BİLGEN, “Sakarya’mızda yeni el değiştiren gaz dağıtım şirketiyle alakalı ciddi sorunlar yaşıyoruz. Geçiş sürecinde elbette bir operasyon süreci yaşanabilir. Bizler de firmalar olarak buna destek olabiliriz. Ancak tesisat firmaları olarak bizler karşımızda profesyonel iletişim kuracak birini bulamıyoruz. Firmada kararlar merkezden alınıyor. Yakında bir randevu talep ettik. Üyelerimizin sahipsiz olmadığını, EPDK kuralları çerçevesinde belirli haklarımız olduğunu hatırlatmak istiyoruz.” dedi.

    16. Meslek Komitesi (Sigortacılık ve Finans) Meclis Üyesi Zafer YILDIRIM, “Ülkemizde en çok kazanan sektörler hep aynı. Ancak herkesin en çok kazancı da gideri de maalesef faiz. Bankalar, kredi kooperatifleri, yatırım şirketleri arasında sigorta acenteleri ve şirketleri de gösteriliyor ancak bizim payımız ise bunda 10 binde 3’e tekabül ediyor. Adalet eşitlik ve mesleğin devamlılığı adına destekler bekliyoruz. Sektör olarak NACE kodu düzenlemesi, sigorta acentelerinin doğru konumlandırılarak desteklere erişebilmesi gerekiyor. TOBB’dan bu konularda destek bekliyoruz. Her kesimde ciddi bir geçim problemi var. SGK, vergi dairelerinden sürekli e-haciz bildirimi geliyor. Devlet özel fark etmeksizin bankalar hep alma derdindeler. Firma sayısında artış gözükse de sicili bozuk firmalar bölünüyor. Artık iş dünyasının yönlendirmelerinin itibar sayıldığı bir ortam sağlanmalıdır.” dedi.

    19. Meslek Komitesi (Ulaşım ve Taşımacılık Grubu) Meclis Üyesi Yunus Emre ELBEK, “Komite olarak istişare toplantısı tertipledik ve üyelerimizden birçok talep var. Taşımacılık sektörü özel-devlet firmalarıyla çalışıyor. Özel firmalarla yapılan sözleşmelerde fiyat farkı yakıt farkı maddesi koyulabiliyor. Devlet kurumlarında ise bu mümkün olmuyor. Bu sağlıklı bir devamlılık sağlamıyor. Şehrimizde “S” plaka uygulamasında personel plakası yapılan araçla öğrenci taşımacılığı yapılamaz deniyor. Bize personel taşımacılığı için ayrı öğrenci taşımacılığı için ayrı araçlar ve plakalar alınması söyleniyor. Bu reel piyasada pek mümkün olmayan bir uygulamadır. Maliyetler bu şekilde içinden çıkılmaz bir hal alabilir.” ifadelerini kullandı.

    22. Meslek Komitesi (Otomotiv ve Yan Sanayi) Meclis Üyesi Yiğit ATEŞ, “Karasu limanımızın raylı sistem ile OSB’lere bağlanması için Akgün Başkanımızla ciddi girişimlerde bulunduk. TOBB ulaşım sektör meclisinde bakanlığa bu konuda detaylı bir sunum yaptık ve çok hızlı aksiyon alındı, liman ile ulusal demiryolu ağının 2028’e kadar bağlanacağı sözü aldık.

    Bu proje çok önemli. Ticarette yeni bir İpekyolu projesi var. Çin ile Londra arasında Süveyş kanalından 46 gün süren lojistik macera 16 güne iniyor. Burada en kritik yerlerden biri Zengezur koridorundan bir ağ oluşturuluyor. Bu koridorun Kars ile birleşmesi ulusal demiryolu ağına eklenmesi demektir. Karasu Limanımız ile bu entegrasyonunun sağlanması çok önemli bir kazançtır. 1 Ocak itibariyle sınırda karbon mekanizması başladı. Karbon kazanımından dolayı bu demiryolu projesi çok kazanç sağlayacaktır.” dedi.

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Adnan BORAZANCIOĞLU, “Şartlar ve bürokrasi artık daha da zorlaşıyor. TOBB’dan bir yazı geldi ve yıldırımdan korunma sistemleri teknik şartnamesinin yeniden yazılmasıyla ilgili görüş istendi. Yazının talebi 12 Mart, bize gelişi 17 Mart, görüşlerin bildirilme son tarihi de 26 Mart. 198 sayfalık bir şartname ve çok önemli. Ancak nedense hep -mış -muş ile ilerliyoruz. Gelecekte ayağımızı bağlayacak ciddi sıkıntılar var.

    Yönetimimizden 2 ricam olacak: Müşterek meslek komiteleri toplantısı meclis ile aynı gün yapılmasın. Meclis günleri daha planlı ve meclise odaklı ilerlesin.” dedi. 

    34. Meslek Komitesi (Müteahhitlik Faaliyetleri) Mensubu Meclis Başkan Yardımcısı Murat EKŞİ, “Bugün müşterek meslek komitelerinde çok verimli toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıların sektörel fayda sağladığını düşünüyorum. AGDAŞ el değiştirdi, AKSA oldu. Akgün Başkanımız da bu geçiş sürecindeki sıkıntılarda sektörlere elinden gelecek her konuda destek olacağını belirtti, teşekkür ederiz.

    Maalesef tüm tesisatı hazır ve sadece dışarıdan AKSA’nın kutu takmasını 2 ay kadar bekleyen projeler ve üyelerimiz var. Bizler sektör olarak onlara karşı yükümlülüklerimizi mecburen yerine getirmek zorundaysak onlar da hizmet vermek zorunda. Bizlerin önünü açmaları gerekiyor.

    Özellikle vergi borcu, SGK nedeniyle firmalar darboğazda. Asıl borç faizlerin 3’te 1’i seviyesinde. Ödemek istese bile faize gücü yetmiyor. Ciddi bir yapılandırma talebi var. Ödeyebilmeleri için devletin bir ödeme planı çıkarması gerekiyor. Bizim oda aidatları ile ilgili de bu şekilde mağduriyet ileten üyelerimiz var. Belki biz yaparız da devletimize örnek oluruz yeni bir hareket başlatmış oluruz.

    Akgün başkanımızı tebrik ediyorum. Başkan adaylığını ilan etmiş. 2022 seçimi öncesinde son döneminiz olduğunu belirtmiştiniz, üyelerden meclis üyelerinden destek istemiştiniz. Günay Bey’in de konuşmasında birçok kısma katılıyorum. O programa SATSO Başkanı kimliği ile katıldığınız ve adaylığınızı orada açıkladığınız için Günay bey bu şekilde düşünmüştür. Akgün başkanımızı seviyoruz, sayıyoruz. Söylediklerinizi dikkate almak zorundayız. Siz de özen gösterirseniz daha birlik beraberlik içinde süreci götürürüz.

    31. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Behlül BAYRAK, “Dünyada devam eden bu sancılı savaş süreç tüm sektörleri zorladı. Özellikle ithalat firmalarını. Yoğun bir dengesizlik var. Özellikle bir telefon markası cihaz tamirlerinin 6 aya ulaşabileceğini belirtmiş.

    Komite olarak yaptığımız multimedya ve ses sistemleri konusundaki basın duyurumuza çok ilgi oldu, sektörümüz de bundan çok dertli. Ülkenin bizim gibi her ilinden harekete geçen odalarla birlikte hükümetimiz askıya aldı.

    Finans problemleri, ödeme sıkıntıları da maalesef çoğaldı. Bizler bu ürüne taksit de yapamıyoruz, tüketici de mağduriyet yaşıyor. Tüketici hakem heyetlerinden gelen icralar yüzünden TOBB desteğiyle mevzu bahis meblağ kadar bloke uygulanması kararı alındı, hayırlı olsun. Maalesef bu konularda ciddi ve yavaş bir bürokrasi de işliyor.

    Seçim dönemine giriyoruz. Hepimiz sektörlerimiz için buradayız. Kürsüden mümkünse yönetime sirayet edecek konular bırakıp sadece sektörlerimizi konuşmalıyız. Kürsüden icraatları eleştirip, sektör odaklı sorunlarımızı iletmeliyiz.” ifadelerini kullandı. 

    21. Meslek Komitesi (Otomotiv ve Yedek Parça Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet Öztürk HACIEYÜPOĞLU, “

    İkinci el ticareti yapan yetkili firmalarda eksper raporunu ibraz etmek zorunlu. Şahıstan şahsa yapılan ticarette ise zorunluluk yok. Ancak mağduriyet bireysel satışlarda daha çok. Ekspertiz raporunun kanunen geçerli olması için firmanın tse 13805 yeterlilik belgesine sahip olması gerekiyor. Tüketicilerin mağduriyet yaşamaması adına bu sertifikalı firmalardan hizmet almalı. Olmadığı takdirde noterler belge yok diye kabul ederek kanuni hak kapısını da kapatmaktadır.

    E-haciz konusu anayasadaki eşitlik ilkesine aykırıdır. Hakim güç devlet istediği zaman istediği haczi yapıyor. Bizim alacaklarımız için de icra dairelerine yetki verip bizim alacaklarımızı da tahsil edip bize teslim etsinler. Firmalardaki personel borçlarından dolayı da firmalara ödeme emri gelmesi de yanlıştır.

    İş dünyasında yeşil pasaport ihtiyacı var. ATO’dan bir tavsiye vardı: 15 yıl düzenli vergi ve SGK ödemesini düzenli veren, devlete borcu bulunmayan iş insanlarına yeşil pasaport verilmeli talebini doğru buluyorum.

    Odamızda yeni üyelere yönelik düzenli oryantasyon toplantıları yapılıyor. Bu toplantılara komite ve meclis üyelerinin de davet edilmesi iyi olabilir. Tanışma etkinliği olur” dedi.

    Başkan Altuğ Kapanış Değerlendirme

    Meclis üyelerinin konuşmasının ardından değerlendirme yapmak üzere kürsüye gelen SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ, “Meclis Üyelerimizin çok kıymetli değerlendirmeleri ve sektörleri için önem arz sorunları var. Bizler yönetim olarak çok önemsiyoruz. Bu sorunların komite olarak da karara dökülmesi işimizi resmi olarak da çok daha kolaylaştıracaktır, tüm komitelerimizden karar almasını bekliyoruz.

    SEDAŞ’ta yönetim değişti, AGDAŞ ise el değiştirerek AKSA oldu. İki kurumdan da randevu talep ettik. İlgili meslek komiteleriyle beraber ziyarete gideceğiz. Komitelerimizden de bu kurumlar ile ilgili sorunlarını iletmelerini istedik. En azından bize uzun bir toplantı ayarlayıp orada konuları değerlendireceğiz.

    Biz icra makamı değiliz. Biz sizlerin taleplerinizi, dileklerinizi, isteklerinizi yerlerine iletmekle mükellefiz. Yani sizlerin avukatıyız. Bu avukatlığı yapmaya da devam edeceğiz.

    Konuşulmaya devam eden tüm konuları TOBB’a tekrar tekrar yazacağız. Üye orantasyon programlarımız devam edecek ve bunları duyuruyoruz. Talep eden tüm meclis ve komite üyelerimiz gelebilir.

    Başkan Altuğ; “Seçim Sürecine Giriyoruz”

    Başkan Altuğ ayrıca Meclis Başkanvekili Murat Ekşi’nin seçim süreci ile ilgili aday olmayacağı söylemini hatırlatmasına istinaden şunları dile getirdi; “Değerli Meclis Üyeleri, bir seçim sürecine giriyoruz. Bir tarafın seçim kazanması benim aday olmamama bağlıysa size Allah kolaylık versin… Burası, bu kürsü bu konuların konuşulacağı yer değil, üyelerimizin sorunları ve şehrimizin geleceğini konuşacağımız yer. Dışarıda herkes etik kurallar dahilinde ne istiyorsa yapabilir. Tabii ki burası SATSO’nun seçilmiş meclis üyelerinden oluşan bir meclis. Bir dahaki dönemde kimlerin meclis üyesi olacağına kıymetli üyelerimiz karar verecektir.” diye cevapladı.

  • Alemdar: Sanayi dönüşümü için tüm çalışmalarımız hazır, süreci başlatıyoruz

    Alemdar: Sanayi dönüşümü için tüm çalışmalarımız hazır, süreci başlatıyoruz

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, göreve geldiği 2 yıllık süreçte atılan her adımı ve geleceğin Sakarya için sahip olduğu vizyonu SATSO Meclisi’nde iş dünyasına tüm detaylarıyla anlattı. Başkan Alemdar, yaptığı sunumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla sanayi dönüşümünün başladığını, altyapı ve bina projelerinin hazır olduğunu açıkladı. Her kararı fikir alarak, ortak akıl yürüterek aldıklarını ifade eden Alemdar, “İlk odağımız ‘insan merkezli belediyeciliktir’ çünkü bir şehrin geleceği tüm insanların bir bütün olmasıyla mümkün. İstişareyle, ortak aklı önceleyerek şehrimize değer katmaya devam edeceğiz” dedi. 

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Konferans Salonu’nda düzenlenen Mart Ayı Meclisi’ne misafir oldu.

    SATSO Başkanı Akgün Altuğ, SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan, yönetim kurulu üyeleri, komite başkanları ve meclis üyelerine göreve geldiği günden bu yana 2 yıllık süreçte planlanan, hayata geçirilen ve devam eden projeleri anlattı.

    Sanayi dönüşümü için her şey hazır

    Yusuf Alemdar, ‘aynı anda her alanda’ yürütülen çalışmaları sunum eşliğinde tek tek sıralarken sanayi dönüşümünün detaylarını ilişkin bilgiler paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle rezerv alanların ilan edildiği ifade eden Alemdar, altyapının hazırlandığını ve sanayi sitelerindeki bina projelerinin de tamamlandığını açıkladı.

    Yepyeni yaşam kültürü, fuar ve kongre merkezi

    Sanayi yükünün şehrin merkezinden dışarıya taşınacağını, mevcut bölgelerin ise sosyal ilişkilerin ve şehir kültürünün zengin olduğu düzenli yerleşim alanlarına dönüştürüleceğini ifade etti. Alemdar, ayrıca şehre kazandırılacak yeni fuar alanı ve kongre merkeziyle Sakarya üreticisini dünya pazarına açmak için çalışma yürüttüklerini anlattı.

    Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, hep birlikte…

    Başkan Alemdar, ‘İnsan merkezli belediyecilikle’ Sakarya’nın tüm dinamikleriyle uyumlu çalışarak ulaşımda Metrobüs, Raylı Sistem, Yazlık, Tunatan, Mithatpaşa Kavşağı ve şehre alternatif giriş ve çıkışlar sağlayan projelerden örnekler verdi. 

    Daha güçlü, gelişen, Türkiye‘nin örnek ve marka şehri Sakarya için gelecek vizyonunu anlatan Alemdar, “Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, bir arada daha güzel bir yaşamı birbirimizi severek, her türlü görüşe saygı göstererek inşa edeceğiz” vurgusu yaptı.

    Önemli gündemler

    Konu başlıkları arasında ise imza projeler AFA, Bilim Merkezi, Şehir Kütüphanesi, AKM, Uzunçarşı dönüşümü, 3 milyar TL’lik spor yatırımlarına ve şehrin en önemli gündemi Sapanca Gölü ile suyun geleceği olacak Çamdağı ve Ballıkaya projelerine yer verdi.

    Başkan Alemdar’ın yaptığı sunumdan satır başları şöyle:

    Sanayi dönüşümü planı

    “Küçük sanayi siteleri Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla kentsel dönüşüm rezerv alanları ilan edildi. Altyapı çalışmalarını bitirdik. Binaların projesi bitti, küçük sanayicimizi imalatçımız daha düzenli sanayi merkezini kavuşturacağız. Bu süreçte de SATSO Başkanımız Akgün Altuğ ile koordineli bir şekilde çalıştık.”

    İnsan odaklı belediyecilik

    “Birinci odağımız insan merkezli belediyeciliktir. Bir şehrin geleceği, o şehirde yaşayan insanların bir bütün olmasıyla mümkün. Bu şehirdeki herkesin düşüncesi kıymetlidir. Biz bu işi hiçbir bireyselleştirmedik. ‘Bu Şehir Hepimizin’ sloganıyla yola çıktık. Bu şehirdeki 672 mahallenin büyük bir kısmını gezmiş, sokaklarının ne durumda olduğunu bizzat görmüş biriyim. En alt ekonomik seviyeden en üst seviyeye kadar herkesle temas kuruyorum.  Esnafımızı dinledim, vatandaşımızı dinledim. Bu şehirde yaşayan ve bu şehir için emek veren herkesi kardeş olarak gördüm.”

    Sakarya ulaşımı çağ atlıyor

    “Aynı şekilde sanayicimiz, üreticimiz ve meslek komitelerimiz de bu şehrin gelişmesi için çalışıyor. Hepimizin amacı bu şehre hizmet etmek, eksikleri gidermek ve geleceğine yön vermektir. Şehrimizin önemli sorunlarından biri ulaşımdı ve buradan başladık. Toplu taşımayı geliştirdik ve geleceğe taşıyoruz. Uygun maliyetli ulaşım ve su imkanını vatandaşımıza sunuyoruz. Büyükşehirler arasında en uygun ulaşımı sağlayan şehirlerden biriyiz.”

    Metrobüs hattını bu bakış açısıyla da değerlendiriyoruz

    “Metrobüs hattımızı hazırladık ve hizmete sunduk. Afet bölgesindeyiz ve şehir Yenikent bölgesine doğru kaydı. Metrobüs aynı zamanda itfaiye ve ambulansın kullanabileceği bir hat oldu. Üstelik mevcut ulaşım aksından bir metre yol almadan bunu gerçekleştirdik. Çünkü şehir merkezlerinde sadece trafik değil, sosyal iletişim de önemlidir.”

    ADARAY için yeni hat hedefleri

    “Metrobüsün ardından ADARAY’ı devreye aldık. Sakarya gelişiyor ve büyüyor. ADARAY’ı Pamukova’dan ve Sapanca Yanık’tan Gar Meydanı’na kadar ulaştırmayı hedefliyoruz. Durak projelerini hazırlıyoruz ve vatandaşlarımıza daha özgür bir ulaşım imkânı sunacağız.”

    AFA, AKM, Şehir Kütüphanesi, Bilim Merkezi…

    “AFA Kongre ve Kültür Merkezi’nin ihalesini yaptık, ay sonunda kazma vurmayı hedefliyoruz. AKM deprem sonrası buluşma alanıydı, tadilatını başlattık ve kısa sürede açacağız. 1 milyon Kitaplı Kütüphane ve Bilim Merkezi ile gençlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Büyükşehir binamız yok, farklı alanlarda hizmet veriyoruz. 30 bin metrekarelik yeni bir belediye kampüsü kurarak tüm birimleri tek çatı altında toplayacağız.”

    Gençler için 3 milyarlık spor yatırımı

    “Şehrimizin merkezi olan Uzunçarşı’yı yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Gençlerimiz için 3 milyar TL’yi bulan spor yatırımlarını hayata geçiriyoruz. Yüzme havuzları, kapalı spor salonları ve gençlik merkezleri inşa ediyoruz. Sapanca ve Pamukova meydan projeleriyle şehir estetiğini güçlendiriyoruz. Parklar, millet bahçeleri ve sosyal alanlarla vatandaşımıza nefes alacak alanlar oluşturuyoruz.” 

    Raylı sistemde ilk hedef Kampüs

    “Raylı sistem projesini başlatıyoruz. İlk etapta stadyumdan kampüse uzanan hattı hayata geçireceğiz. Yazlık Kavşağı başta olmak üzere tüm ulaşım akslarını bütüncül bir şekilde planlıyoruz.” 

    Karasu Demiryolu, fuar ve kongre merkezi

    “Sanayi ve üretim bizim için ayrı bir öneme sahip. Arifiye-Karasu Demiryolu Projesi ile üretim merkezlerini limana bağlayarak ticareti güçlendirmeyi hedefliyoruz. Çünkü üretilen malın pazara hızlı ulaşması şarttır. Küçük sanayi sitelerini dönüştürüyoruz. Daha modern ve düzenli üretim alanları oluşturuyoruz. Aynı zamanda bu şehre yakışır bir fuar ve kongre merkezi kazandırmak istiyoruz. Bu proje ile sanayicimizi ve üreticimizi dünyaya açmayı hedefliyoruz. 

    Sapanca Gölü, Çamdağı, Ballıkaya…

    “Sapanca Gölü bizim içme suyu kaynağımızdır, can damarımızdır. Bu gölü korumak zorundayız. Altyapı çalışmalarında asbestli boruları yeniliyor, kayıp-kaçak oranını azaltıyoruz. Ballıkaya ve Çamdağı baraj projeleriyle şehrin su sorununu çözmeyi hedefliyoruz. Tüm paydaşlarımızla birlikte Sapanca Gölü’nü korumaya devam edeceğiz. 2 yılı tamamlamak üzereyiz. Bu süreçte şehrin tüm kesimleriyle uyum içinde çalıştık. Hepimiz aynı şehirde yaşıyoruz ve bu şehrin geleceği için birlikte mücadele ediyoruz.”

    Öncelik: Kentsel Dönüşüm

    “Birinci önceliğimiz kentsel dönüşümdür. Çünkü bu, şehrimizin geleceğini teminat altına alacak en önemli adımdır. Kentsel dönüşüm ise bizim için en kritik konudur. Bu bir zihniyet dönüşümüdür. Deprem gerçeğini unutmadan hareket etmek zorundayız. Sağlam binalar inşa ederek insanlarımızın hayatını güvence altına almak zorundayız. Çünkü deprem değil, binalar öldürür.”

    Tüm projeler istişare ve ortak akılla hayat buluyor

    SATSO Başkanı Akgün Altuğ, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’la birlikte, şehrin paydaşları olarak istişare ile hareket ediyor, Büyükşehir ekipleriyle görüşüyor, toplantılar yapıyoruz. Her yatırım, her proje bir istişare sonucu ortaya çıkıyor. Daha önce AKOM’da katıldığımız toplantılar oldukça verimli geçti. Bugün de sizleri SATSO’da misafir ediyoruz. Katılımınız için teşekkürlerimizi sunuyor, başarılar diliyoruz” dedi.

    Projeler şehrimizin yaşam dinamiğini yukarı taşıyan vizyoner adımlardır

    SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan ise, “Şehirler ortak akıl ve güçlü iletişim ile büyür. İletişim kanalları açık olan şehirler kazanır. Şehir olarak son yıllarda yakaladığımız ivmede bu dayanışma ruhu vardır. Büyükşehir Belediyesi ile iş birliğimizi çok kıymetli buluyoruz. Projeler şehrimizin yaşam dinamiğini yukarı taşıyan vizyoner adımlardır.” dedi.

    Sunum sonrası Başkan Yusuf Alemdar’a SATSO üyeleri tarafından şehir hakkında sorular soruldu ve her bir soruya cevap verdi.

  • Sürdürülebilirlik’te Temel Kavramlar #SATSOAkademi’de İşlendi

    Sürdürülebilirlik’te Temel Kavramlar #SATSOAkademi’de İşlendi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Çevre ve Şehircilik Komisyonu, Yeşil Mutabakat Komisyonu ve TOBB Sakarya Kadın Girişimciler iş birliğiyle “Sürdürülebilirlik Temel Kavramlar Eğitimi” düzenlendi.

    “22 Mart Dünya Su Günü” kapsamında gerçekleştirilen eğitim SUBÜ İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve SATSO Yeşil Mutabakat Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ömer Hulusi Dede’nin sunumuyla gerçekleştirildi.

    SATSO hizmet binasında gerçekleştirilen ve katılımın da yoğun olduğu eğitime Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Çevre ve Şehircilik Komisyonu Başkanı M. Tuncer Acan, SATSO Meclis Üyeleri, KGK temsilcileri, organ temsilcileri ve çok sayıda SATSO üyesi firma temsilcisi katıldı.

    Eğitimin başında katılımcıları selamlamak için kürsüye gelen Başkan Altuğ, “Dünya Su Günü kapsamında bugün çok kıymetli bir eğitimde bir araya geldik. Bir Sapancalı olarak gölün son yıllarda yaşadığı su kaybı beni ve tüm Sakarya’yı derinden endişelendiriyor.

    Bu nedenle suyun verimli kullanılması, kullanımın doğru organize edilmesi ve sanayide gri suyun yaygınlaştırılması artık çok daha fazla önem taşıyor. SATSO olarak bu konuda sorumluluk alıyor, SASKİ ile özellikle kuzeydeki organize sanayi bölgelerinin su ve arıtma ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Bu etkinlik de bu anlamda çok önemli ve oda olarak bu bilinci yaymak adına öncü çalışmalara devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Başkan Altuğ’un konuşmasının ardından eğitimde sunumlarıyla katılımcılara bilgiler veren Prof. Dr. Ömer Hulusi Dede, “Dünyadaki içilebilir tatlı suların yaklaşık %80’i buzullar ve bataklıklarda bulunduğu için kullanılabilir su miktarı oldukça sınırlıdır. Tarım, sanayi ve evsel kullanım için elimizdeki su kaynakları giderek azalıyor. İklim değişikliği ve orman yangınları da ekosistemi ve su döngüsünü olumsuz etkiliyor.

    Sera etkisi nedeniyle güneşten gelen ışınlar yeryüzünden uzaya geri yansımak yerine sera gazlarına çarparak tekrar dünyaya dönüyor. Kyoto Protokolü kapsamında küresel ısınmaya en çok etki eden 7 sera gazı belirlenmiştir. Karbon ayak izi ölçülemez ancak hesaplanabilir; su ayak izi ise faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki tüketim ve kirletici etkisini ifade eder.

    Yeşil, mavi ve gri su kavramları bu noktada önemlidir. Yeşil su yağışlardan, mavi su yüzey ve yer altı kaynaklarından, gri su ise kirleticileri dengelemek için gereken su miktarını ifade eder. Su ayak izi coğrafyaya göre değişebilirken, karbon ayak izi dünyanın her yerinde aynı şekilde ölçülebilir.

    Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı da bu kapsamda sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. 2030’a kadar %55 azaltım, 2050’ye kadar ise büyük ölçüde karbon nötr bir yapı hedefleniyor. Son 200 yılda dünya 1,2 derece ısındı ve yüzyıl sonunda bunun 3 dereceye ulaşabileceği öngörülüyor. İnsanlar buna uyum sağlayabilse de bitki ve hayvanlar için bu durum ciddi riskler oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen eğitimin son bölümünde soru-cevap gerçekleştirildi. Eğitimin sona ermesiyle SATSO Çevre ve Şehircilik Komisyonu Başkanı Mehmet Tuncer Acan tarafından günün anlamına yönelik Prof. Dr. Ömer Hulusi Dede’ye hediye takdim edildi.

  • Dünya Su Günü’nde anlamlı buluşma

    Dünya Su Günü’nde anlamlı buluşma

    22 Mart Dünya Su Günü’nde SASKİ, bir farkındalık programı düzenledi. Başkan Yusuf Alemdar ile Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın katılımıyla gerçekleşen programda su kaynaklarının korunması noktasında toplumsal anlamda atılması gereken adımlar konuşuldu ve önemli bir çağrı yapıldı. Alemdar, “Küresel ısınma ve artan su stresi her geçen gün daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Bu nedenle suyu geleceğe taşımak için tasarrufu bir zorunluluk olarak görmeliyiz. Şu ana kadar tasarrufla su kullanımını %11 oranında azalttık” diye konuştu. Vali Rahmi Doğan ise “Su kaynaklarımıza sahip çıkıp tasarruf konusunda oldukça bilinçli davranmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), su kaynaklarının korunması, Sapanca Gölü’nün geleceği ve sürdürülebilir kullanımına dikkat çekmek amacıyla ‘22 Mart Dünya Su Günü’ sebebiyle farkındalık programı düzenledi.

    Yoğun katılım

    Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM)  yapılan programa Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Müjdat Çetin, RATED Başkanı Remzi Adıyaman, muhtarlar, STK temsilcileri, öğrencilerden oluşan su müfettişleri ve  su elçileri ile basın mensupları katıldı. 

    Küresel ısınma ve su stresi…

    Su kaynaklarının korunması ile sürdürülebilir su yönetiminin önemine dikkat çeken Başkan Alemdar, küresel ısınma ve artan su stresinin oluşturduğu tehlikeyi hatırlatarak, “Su geleceğini güvence altına almak için altyapıdan üstyapıya yatırımlarımı aralıksız sürüyor” vurgusu yaptı.

    “Tasarrufla yüzde 11 su kullanımı azaldı”

    Alemdar, “Sürdürülebilir ve içilebilir su kaynaklarımız için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehrimizin ve gelecek nesillerimiz için altyapı ve üstyapı çalışmalarında gayretle çalışıyoruz. Özellikle son zamanlarda küresel ısınma ve su stresi her geçen artamaya devam etmektedir. Bizler suyu dengeli kullanmaz ve korumazsak su sorunuyla karşı karşıya kalacağız. Su sadece yağmurun yağmasıyla birikmez ve geleceğe taşınamaz, bu nedenle ciddi şekilde tasarruf yapmak zorundayız. Elimizdeki veriler şunu gösteriyor ki şu ana kadar sadece tasarrufla yüzde 11 oranında su kullanımını azalttık” ifadelerini kullandı.

    Suyu doğru kullanan belediye…

    Başkan Alemdar, “Bizler suyu en ucuz veren belediye olmanın yanı sıra suyumuzu en doğru kullanan bir belediye olma yolunda hızla ilerliyoruz. Özellikle Sapanca Gölü başta olmak üzere derelerimiz ve su sondajlarımızla yeni kaynaklar için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu şehir hepimizin sloganıyla çıktığımız bu yolda güvenli bir gelecek için kaynaklarımızı en doğru şekilde kıllanacağız” dedi.

    “Sadece bugünü değil geleceğimizi şekillendiriyoruz”

    SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu ise, “Su yalnızla bir doğal kaynak değil yaşamın kendisidir. İnsan suya muhtaçtır, su varsa hayat vardır. Su konusu sadece bölgesel anlamda değil küresel ölçekte oldukça hayati bir öneme sahiptir. SASKİ olarak suyun korunması ve kayıp kaçaklarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Su meselesi sadece bugünü değil geleceğimizi etkiliyor. Yağış düzeyindeki düşüşler suyun sadece bir kaynak değil stratejik bir değer olduğunu bizlere göstermektedir. Aynı zamanda şehrimizin en önemli su kanyağı olan Sapanca Gölümüzle ilgilide gerekli önlemleri almaya devam ediyoruz. SASKİ olarak su kayıplarının önüne geçmek amacıyla 16 ilçemizde altyapımızı yenilemeye devam ediyoruz” dedi

    “Tasarruf konusunda bilinçli olmalıyız”

    Sakarya Valisi Rahmi Doğan, “Büyükşehir Belediye Başkanımız ve genel müdürümüzün konuşmalarından suyun ehemmiyetini bir kez daha gördük. Küresel ısınmayla başlayan süreç çevre kirliliğinin etkisiyle gittikçe büyüyor. Bu anlamda bizler su kaynaklarımıza sahip çıkıp tasarruf konusunda oldukça bilinçli davranmamız gerekiyor. Eğer kanyaklarımızı korumazsak hiç istemediğimiz durumlarla karşılaşabiliriz. Sakarya özelinde gerekli su kaynağımız varmış gibi görünse de su kaynaklarımızı korumaya devam edeceğiz. Özellikle Sapanca Gölü ve çevresi konusunda Büyükşehir Belediyemize destek verdik, bundan sonra da desteğimizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. 

    Su elçileri ve müfettişleri sertifikalarını aldı

    Başkan Alemdar ve Vali Rahmi Doğan, SAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji bölümünde okuyan su elçilerine ve SASKİ tarafından ilçelerde eğitim verilen minik su müfettişlerine katılım sertifikası takdim etti.

    Program Sakarya Güzel Sanatlar Lisesi ve beş ayrı ilköğretim okulunda hazırlanan “Su ve İnsan” temalı sergiyi açılışıyla sona erdi.

  • Sakarya’nın Sanayi-Demiryolu Entegrasyonu Hedefine TOBB’dan Destek

    Sakarya’nın Sanayi-Demiryolu Entegrasyonu Hedefine TOBB’dan Destek

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ tarafından yakın zamanda gündeme getirilen, şehirdeki ulaşım ve demiryolu yatırımları ve buna bağlı olarak intermodel taşımacılık- lojistik merkezlerinin demiryolu entegrasyonu konusu TOBB Başkan Yardımcısı Tamer Kıran, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cihat Lokmanoğlu ve Meclis Başkanı Şerafettin Aras’ın Başkanlığında yapılan TOBB Türkiye Ulaşım ve Lojistik Sektör Meclisinde de gündeme getirildi.

    Konu ile ilgili Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ projenin TOBB Türkiye Ulaşım ve Lojistik Sektör Meclisi’nin de yakın gündemi ve takibinde olduğuna dikkat çekerek, sektör meclisinin projenin yeniden başlaması ve sanayiyle entegrasyonunu önemsediğinin altını çizdi.

    Başkan Altuğ açıklamasında şunları dile getirdi; “Şehrimiz ve ülkemiz için oldukça önemsediğimiz Karasu Demiryolu projesinin ihale aşamasının ardından şantiye süreçleri de büyük bir titizlikle ilerliyor. Yakın zamanda bu konuyu “sanayiyi doğrudan demiryolu ağıyla buluşturmalıyız, Güçlü Üretim Tesislerimizi Demiryolu ile entegre etmeliyiz” diyerek gündeme getirmiştik.  BU konuyu TOBB Türkiye Ulaşım ve Lojistik Sektör Meclisimize de taşıdık.

    Odamızdan Meclis Üyemiz Yiğit Ateş’in sektör temsilcisi olarak yer aldığı TOBB Ulaşım ve Lojistik Sektör Meclisi’nin gerçekleştirdiği son toplantısının ana gündemi demiryolu taşımacılığı oldu. Toplantıda özellikle intermodel taşımacılık- lojistik merkezlerinin demiryolu entegrasyonu, organize sanayi bölgelerinde demiryolu bağlantısı, intermodel teşvik sisteminin ulusal teşvik sistemine entegre edilmesi, demiryolu taşımacılığına özel bir teşvik modelinin oluşturulması, lojistik merkezlerinde demiryolu bağlantısı şartının mevzuata eklenmesi konuları ana gündem maddesi olarak görüşüldü.

    TOBB Sektör Temsilcimiz Ulaştırma Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar’a Karasu Limanının ulusal demiryolu ağına bağlantısının intermodel bir sistemle gerçekleştirilmesi ve bu alan içerisinde demiryolu bağlantılı bir organize sanayi bölgesinin kurulması ile ilgili detaylı bir sunum gerçekleştirdi.

    Gündemde Yer Almasında Odamızın Etkisi Büyük

    Bu konuların özellikle öne çıkması, TOBB meclis gündemine alınmasında hem Oda olarak bizim kamuoyu gündemine sıklıkla bu konuyu sunmamız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu ile görüşmelerimizin ciddi etkisi oldu.

    Çin–Orta Asya-Azerbaycan ve Avrupa’yı Birbirine Bağlayacak

    Karasu Demiryolu projesinin tamamlanması ve akabinde hükümetimizin programa aldığı 3. Köprüdeki demiryolu bağlantısının da sisteme alınmasıyla Sakarya’mızın Zengezur Koridoru üzerinden Çin – Orta Asya- Azerbaycan ve Avrupa’yı birbirine bağlayan önemli bir merkez haline geleceği de belirtiliyor. Bu da projenin ne denli önemli ve stratejik bir proje olduğunu gösteriyor.

    SATSO olarak bu konuda yaptığımız girişimlerin olumlu sonuçlar vermesi ve projenin sadece yerel veya bölgesel değil, ulusal ve uluslararası taşımacılığa da katkısının görülmesinden oldukça memnunuz.

  • Sakarya Protokolü ve İş Dünyası SATSO Ramazan Bayramı Bayramlaşma Töreni’nde Bir Araya Geldi

    Sakarya Protokolü ve İş Dünyası SATSO Ramazan Bayramı Bayramlaşma Töreni’nde Bir Araya Geldi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Ramazan Bayramı Geleneksel Bayramlaşma Töreni SATSO Hizmet Binasında, İl Protokolü, Oda Üyeleri ve Sakaryalı davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde bayramın ilk günü gerçekleştirilen etkinliğe ilgi ve katılım yoğun gerçekleşti.

    Bayramlaşma Programına AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Ak Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç, Siyasi Partilerin İl/İlçe Genç ve Kadın Kolları Başkan ve Temsilcileri, İlimiz STK Başkanları ile Temsilcileri, Resmi Kurumların İl Müdürleri, SATSO Tabii Meclis Üyeleri (Eski Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları), SATSO Meclis – Meslek Komitesi – Komisyon – Genç ve Kadın Girişimciler Kurulları Başkan ve Temsicileri ile basın mensupları ve çok sayıda Oda üyesi iş insanı iştirak etti.

    Başkan Altuğ, Meclis Başkanı Ercan ve yönetim kurulu üyeleri, bayramlaşma törenine katılan konuklar ile yakından ilgilenerek bayramlarını tebrik etti. Katılımın ve bayramın manevi ikliminin yoğun gerçekleştiği programda katılımcılar birbirleriyle samimi istişare fırsatı buldu.

    Geleneksel SATSO Bayramlaşma Programlarının her zaman şehirde birlik ve beraberliğe örnek olduğunu vurgulayan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ, SATSO’nun da her zaman şehrin birleştirici gücü konumuna dikkat çekerek şunları dile getirdi: “Bayramlar bizlere paylaşmayı, bir arada olmayı, sevinçte de üzüntüde de kenetlenmeyi hatırlatan müstesna günlerdir. Bu bayram da her yıl olduğu gibi yine katılımın ve bir arada olmanın verdiği manevi iklimin yoğun olduğu bir bayramlaşma programında kıymetli katılımcılarımızla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık.

    SATSO olarak iş dünyamızın gelişimine yönelik çabamızın yanı sıra bu organizasyonlarımız da; 109 yıllık tarihimiz, şehrimize duyduğumuz aidiyet, kurumsal ve kültürel hafızamız ile “daima Sakarya” bilincimizin bir yansımasıdır. Geçmiş, bugün ve gelecekte bizi biz yapan değerlerimizi sağlamlaştıran, Sakarya’nın birlik ve beraberlik duruşuna katkı sunan bir konumda olmayı sürdüreceğiz. Bugün bayramlaşma törenimize katılımlarıyla şereflendiren, sevincimize ortak olan değerli il protokolümüze, kıymetli Oda Camiamız ve Sakaryalı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar.” dedi.

    Meclis Başkanı Erdem Ercan ise; “Bu Ramazan Bayramı’nda da maneviyatın, birlikteliğin ön planda olduğu geleneksel törenimizi gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. SATSO’muz şehrin en büyük ailesi ve her zaman birleştirici gücüdür.  Törenimize katılan il protokolümüzün değerli üyelerine, Oda camiamıza ve Sakaryalı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Sakaryalı hemşehrilerimiz başta olmak üzere tüm İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

     

     

     

  • Ramazan Bayramımız mübarek olsun

    Ramazan Bayramımız mübarek olsun

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma programında şehir protokolü ve vatandaşlarla bayramlaştı. Alemdar, “Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın daha da güçlendiği bu mübarek günlerin aile bağlarımızı pekiştirmesini, gönüllerimizi yakınlaştırmasını temenni ediyorum. Ramazan Bayramı’nın şehrimize, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen bir dizi bayramlaşma programına katıldı.

    Yoğun katılım

    Bayramlaşma programında Vali Rahmi Doğan, Sakarya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ramazan Sedat Baş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, TBMM KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan, AK Parti Milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Murat Kaya, Ali İnci, Ertuğrul Kocacık, MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, İl Jandarma Komutanı Hasan Erbağ, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, SESOB Başkan Vekili Ali Bektaş, STB Başkanı Mustafa Genç, siyasi partilerin il başkanları, ilçe belediye başkanları, il müdürleri, STK temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş yer aldı. 

    AK Parti bayramlaştı

    Bayramlaşma töreninden sonra AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen törene katılan Başkan Yusuf Alemdar, burada teşkilat mensuplarıyla bayramlaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından teşkilat mensupları ile paylaşılan bayramlaşma mesajı izletildi.

    Muhtarlarla bayramlaştılar

    Bayramlaşma programının bir sonraki durağı Sakarya Muhtarlar Federasyonu oldu. Başkan Alemdar, Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, ilçe muhtarlar dernek başkanları ve muhtarlarla bir araya geldi.

    Şehit aileleri unutulmadı

    Başkan Yusuf Alemdar, bayram kapsamında günün en anlamlı ziyaretlerinden birini şehit ailelerine gerçekleştirdi. Vatan uğruna şehit düşen Arifiyeli Barış Kaplan, Mutlu Saydam ve Mehmet Ali Yeni’nin ailelerini evlerinde ziyaret eden Başkan Alemdar, aile fertleriyle bayramlaştı. Ziyarette Başkan Alemdar’a, Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, AK Parti Arifiye İlçe Başkanı Fatih Yeşilyurt ve MHP Arifiye İlçe Başkanı İbrahim Sert eşlik etti.

    Hayırlı bayramlar Sakarya

    Bayram ziyaretlerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Alemdar, “Ramazan ayının manevi iklimini geride bırakırken, bayrama kavuşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızın daha da güçlendiği bu mübarek günlerin aile bağlarımızı pekiştirmesini, gönüllerimizi yakınlaştırmasını temenni ediyorum. Ramazan Bayramı’nın şehrimize, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Hayırlı Bayramlar Sakarya” diye konuştu.

  • Başkan Altuğ’dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

    Başkan Altuğ’dan Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Ramazan Bayramı vesilesiyle bir kutlama mesajı yayımladı.

    Başkan Altuğ Ramazan Bayramı’nın Tüm İslam alemi ve insanlık için barış, huzur ve refaha vesile olmasını dilediği mesajında şunları dile getirdi: “Bereketi ve manevi iklimiyle geride bıraktığımız güzel bir Ramazan Ayı’nın ardından yine Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

    Bu bayram mübarek Ramazan Ayı’nın bizlere hediyesidir ve her bayram olduğu gibi bu bayramın da İslam Alemi ve dünya üzerinde bıraktığı manevi huzur, bereket iklimiyle geçmesini diliyoruz. Bayramlarda oluşan sevgi ortamını, manevi olarak değerli bu günlerin yaşatılarak neslimize kadar ulaştığını unutmadan, bizler de gelecek nesillere bunu en güzel biçimde aktarabilmeli ve sahip olduğumuz bu değerli birikimi koruyabilmeliyiz.

    Dünyamızın çatışmalar, savaşlar, acı ve gözyaşıyla sınandığı günlerden geçiyoruz. Bayramların vesile olduğu huzur iklimine ve birliğimizi korumaya çok daha fazla ihtiyacımız olduğunu da biliyoruz. Bayramın tüm coğrafyalarda huzur iklimiyle hakkı olan bir şekilde karşılanacağı günleri çok yakında görmeyi temenni ediyoruz.

    Bu duygu ve düşüncelerle; Sakaryalı hemşerilerimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini temenni ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

  • Sektör temsilcileri kademeli düzenleme talep ediyor

    Sektör temsilcileri kademeli düzenleme talep ediyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyetlerini yürüten Bilişim ve Telekomünikasyon sektör temsilcisi 31. Meslek Komitesi, İçişleri Bakanlığı tarafından alınan karar gereği son günlerde artan araç için multimedya ve ses sistemlerine ilişkin denetimleri değerlendirdi.

    Komite üyeleri, trafikte güvenliğin ve topluma saygılı bir trafik akışının en önemlisi olduğuna vurgu yapıp mevcut uygulamanın ticaret erbaplarının da zarar görmeyeceği şekilde kademeli olarak uygulamaya konulmasına dikkat çektikleri ortak açıklamada şu ifadelere yer verdiler.

    “Son günlerde araçlara sonradan takılan elektronik ekranlar ve multimedya sistemleri ile ilgili yapılması planlanan düzenlemeler, sektörde faaliyet gösteren çok sayıda esnaf ve meslek mensubu açısından ciddi endişelere neden olmaktadır.

    31. Meslek Komitesi olarak trafik, sürüş ve araç güvenliğini daha fazla her zaman daha fazla önemsiyor, bu konuda yapılacak her türlü düzenleme ve denetim çalışmasının gerekli olduğu konusunda sektör temsilcileri olarak hiçbir tereddüdümüz bulunmamaktadır.

    Ancak hazırlanan ve uygulanan düzenlemelerin sahada emek veren ticaret erbaplarını ve meslek mensuplarını mağdur etmeyecek şekilde planlanması büyük önem taşımaktadır. Araç sahiplerinin otomobillerine sonradan taktıkları cihazların kullanımına yönelik kısıtlayıcı bir düzenlemenin kademeli ve planlı bir şekilde hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle yapılacak düzenlemelerin, sektör temsilcileri ve meslek mensuplarının görüşleri alınarak hazırlanması elzemdir.

    Komite ve tüm sektör temsilcileri olarak temel amacımız trafik güvenliğini önceleyen ancak aynı zamanda sektörde faaliyet gösteren meslek mensuplarının zarar görmesini engelleyen dengeli ve uygulanabilir bir düzenlemenin hayata geçirilmesidir.”

    Başkan Altuğ: Trafik Güvenliği ile Sektör Hakları Birlikte Korunmalı

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ da konuyla ilgili yaptığı açıklamada trafik güvenliği ve sektör haklarının paralel olarak korunduğu sağduyulu bir yaklaşım gerektiğine vurgu yaparak; “Bakanlığımızın trafik ve toplum güvenliği odaklı uygulamalarını destekliyoruz. Ancak trafik güvenliğine paralel olarak sektörün haklarının da gözetilmesi sağduyulu bir yaklaşım olacaktır.

    Düzenlemelerin açıklamanın akabinde hızlıca devreye alınması, standartlarının belli olmamasıyla birlikte hem bunu kullanan binlerce sürücü hem de bu cihazlar özelinde yatırımlarını yapmış yüzlerce ticaret erbabı usta kişiler mağduriyet yaşamaktadır.

    Her iki tarafın da mağduriyet yaşamaması için bu ürünlerin ülkeye girişi ve ithalatının kontrol altına alınıp satış süreçlerinin düzenlenmesi ve montaj uygulamalarına yönelik standartların belirlenmesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Standartlar hem bu cihazları araçlarında ihtiyaç olarak kullanan sürücüler hem de bu işi yapan ticaret erbaplarımızın yararına olacaktır.” dedi.