Etiket: Akgün Altuğ

  • SATSO Habitat Günü’nde Çevre Temizleme Etkinliği Gerçekleştirdi

    SATSO Habitat Günü’nde Çevre Temizleme Etkinliği Gerçekleştirdi

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararına göre her yıl Ekim ayının ilk pazartesi gününde kutlanan “Habitat Günü” kapsamında Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sapanca Belediyesi, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ( SATSO) Genç Girişimciler Kurulu, SATSO Turizm Komisyonu iş birliğinde “Çevre Temizliği Etkinliği” gerçekleştirildi.

    Sapanca Gölü’nün Uzunkum sahilinde gerçekleşen etkinliğe SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ başta olmak üzere, Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Arzı Çil, SATSO GGK Başkanı Semih Çiftçi, SATSO Turizm Komisyonu Başkanı Osman Gündüz Dolgun ile çevre okullardan öğrenciler ve öğretmenler, spor kulüplerinin genç sporcuları ve teknik kadrosu ile birçok gönüllü vatandaş katıldı.

    Heyet, sahildeki yürüyüş yolunun başından başlayarak hep birlikte Sapanca Gölü kıyısında çevre temizliği gerçekleştirdi.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ etkinlik sırasında şunları dile getirdi: “Çevremizi temiz tutmak için atılan her küçük adım geleceğimiz için büyük fark yaratır. Bu dünya, bu doğa bizlere geçmişin mirası değil gelecek nesillerin emanetidir. Çevre bilinci de sadece bugünü değil yarını güzelleştirir. Her bireyin çevresine özen gösterip doğayı kirletmeden gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğu vardır.

    Bugün burada önemli bir bilinci canlandırmak için bir araya geldik. Amacımız bir farkındalık oluşturmak.  Doğa kendi kendini her zaman yenilemeyi ve onarmayı başarmıştır ancak doğamıza bırakılan her yabancı madde yüzyıllar boyunca olduğu yerde kalır. Doğa ve insan bir bütündür. Doğayı kirletmeme bilinci de bu bütünlüğün bir sonucu olmalı. Çevremizin insanların hoyrat kullanımından korunması gerektiği fikri gerçekten üzücü. Biz bugün bu etkinliğimizle örnek olarak bir bilinç oluşturmayı hedefliyoruz. Belli aralıklarla farklı platformlarda bunu yapmaya gayret ediyoruz. Birey olarak da her birimiz üzerimize düşeni yaptığımız takdirde emanetimize sahip çıkmış oluruz.” dedi.

  • Sanayici yatırımlar konusunda tedirgin

    Sanayici yatırımlar konusunda tedirgin

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ’un Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Eylül ayı ihracat verilerine ilişkin değerlendirmeleri, Türk sanayisinin içinde bulunduğu zorlu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Altuğ’un, ihracatçılarımızın zorunlu ihracat yaptığı, komşu ülkelerdeki savaşların ve Avrupa Birliği’ndeki resesyon beklentilerinin yarattığı olumsuzluklar, sanayicinin yatırımlara olan güvenini kaybetmesi gibi konulara değinmesi, ülkemizin üretimdeki geleceği hakkında ciddi soru işaretleri oluşturuyor.

    Altuğ’un vurguladığı gibi, ülkemizin kalkınması üretimle mümkün. Ancak, ihracatçılarımızın zararına ihracat yapmak zorunda kalması, üretim modelimizin sürdürülebilirliğine dair endişeleri artırıyor. Kredi borçları nedeniyle zarar eden şirketlerin sayısının artması, uzun vadede üretim kapasitesinin düşmesine ve istihdam sorunlarının derinleşmesine neden olabilir.

    Peki, bu durumun nedenleri neler ve çözüm önerileri neler olabilir? Altuğ’un belirttiği gibi, komşu ülkelerdeki savaşlar, jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomideki belirsizlikler, Türk sanayisini olumsuz etkileyen önemli faktörler. Ancak, bu dışsal faktörlerin yanı sıra, ülke içindeki bazı sorunlar da üretimi olumsuz etkiliyor. Vergi yükünün yüksek olması, enflasyonun artması, üretim maliyetlerinin yükselmesi gibi sorunlar, sanayicinin yatırım yapmaktan çekinmesine neden oluyor.

    Ülkemizin üretimde yeniden büyümesi için bazı önemli adımlar atılması gerekiyor. Bunlar arasında;

    • Vergi yükünün azaltılması: Sanayicinin karlılığını artırmak ve yatırımları teşvik etmek için vergi yükünün azaltılması gerekiyor.
    • Enflasyonun kontrol altına alınması: Yüksek enflasyon, üretim maliyetlerini artırmakta ve sanayicinin planlama yapmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, enflasyonun kontrol altına alınması gerekmektedir.
    • Enerji maliyetlerinin düşürülmesi: Yüksek enerji maliyetleri, üretim maliyetlerini artırarak rekabet gücümüzü zayıflatmaktadır. Bu nedenle, enerji maliyetlerinin düşürülmesi gerekmektedir.
    • Ar-Ge çalışmalarına destek verilmesi: Katma değeri yüksek ürünler üretebilmek için Ar-Ge çalışmalarına daha fazla destek verilmesi gerekmektedir.
    • KOBİ’lere yönelik desteklerin artırılması: KOBİ’ler, ülkemiz ekonomisinin lokomotifi konumundadır. Bu nedenle, KOBİ’lere yönelik desteklerin artırılması gerekmektedir.

    Altuğ’un açıklamaları, Türk sanayisinin içinde bulunduğu zorlu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Ülkemizin geleceği için üretimde büyümeye devam etmesi şart. Ancak, bu hedefimize ulaşabilmek için bazı önemli adımlar atılması gerekiyor. Aksi takdirde, ülkemiz üretimde gerilemeye devam edebilir ve bu durum, ekonomimizi olumsuz etkileyebilir.

  • Sakarya Eylül Ayı İhracatında yüzde 66’lık rekor artış

    Sakarya Eylül Ayı İhracatında yüzde 66’lık rekor artış

    Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından Eylül ayı ihracat verileri açıklandı. Açıklanan verilere göre Türkiye’nin Eylül ayı ihracatı 22 milyar dolar olarak gerçekleşti.

    Aylık ve 9 Aylık Kümülatif İhracat Rekorları Eylül’de Geldi

    TİM’in açıkladığı veriler baz alındığında Sakarya iş dünyası ise Eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre %38, Ağustos ayına göre ise %66’lık artışla 603.3 milyon dolarlık ihracat yaptı. Toplam ülke ihracatının 2,74’ünü karşılayan Sakarya’nın bu ihracatı en yüksek Eylül ayı ihracat rekoru olarak da kayıtlara geçti.

    Türkiye’nin en çok ihracat yapan 7. ili olan Sakarya’nın 9 aylık kümülatif ihracatı da %12’lik artışla 4.6 milyar dolara ulaştı. 4.6 milyarlık bu rakam Sakarya’nın tarihinde en yüksek Ocak- Eylül dönemi ihracatı oldu.  

    İhracatını En Çok Artıran İl Sakarya!

    Sakarya Ağustos ayına oranla ihracatını dolar bazında en çok artıran il olurken; 2023 Eylül ayına kıyasla da en çok artıran ilk 3 il içinde yer aldı.

    15 Sektör İhracatını Artırdı

    Eylül ayında Sakarya ihracatında sırasıyla otomotiv endüstrisi, demir ve demir dışı metaller, çelik, kimyevi maddeler ve mamulleri ile iklimlendirme sanayii sektörü başı çekti. 15 sektör ihracatını geçtiğimiz yıla kıyasla artırma başarısı gösterdi.

    Kentin ihracatta lokomotif sektörü otomotiv endüstrisi Eylül ayında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 89’unu tek başına karşıladı.

    En Çok İhracat Polonya’ya Gerçekleşti, 54 Ülkeye İhracat Arttı

    Sakarya iş dünyası Eylül ayında serbest bölgeler dahil dünyanın 114 noktasına ihracat gerçekleştirdi. İhracatta başı çeken ilk 5 ülke ise sırasıyla; Polonya, İtalya, Fransa, İspanya, ve Almanya olurken 54 ülkeye de geçtiğimiz yıla oranla ihracat arttı veya ilk kez ihracat yapıldı.

    Yılın İlk 8 Ayında 1.4 Milyar Dolarlık Dış Ticaret Fazlası

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2024 Ağustos ayı verilerine göre Sakarya’da İhracatın ithalatı karşılama oranı yılın ilk 8 ayında %150 olarak gerçekleşti ve 1.4 milyar doları aşkın dış ticaret fazlası verildi.

    Başkan Altuğ: “İhracatçı Ciddi Sınav Veriyor”

    İhracat rakamlarını değerlendiren SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ şunları dile getirdi: “Ağustos ayındaki planlı duruş nedeniyle yaşanan düşüşten sonra ciddi bir sıçrama beklediğimiz Eylül ayı bizim için yine rekor ayı oldu. Önemli başarılar elde ettik, Sakarya’nın potansiyelini yansıtan bir ay oldu.

    Üreticimizle ve ihracatçımızla gurur duyuyoruz. Katma değerli ihracatımızın arttığını ihracat kg değerimizin 1,53 dolara çıkmasıyla görüyoruz. Sakarya’da üretilip Made In Türkiye damgasıyla bayrağımızı, ülkemizin üretim kalitesini dünyanın her noktasında temsil eden herkese teşekkür ediyorum.

    Ancak gururlandığımız bu başarıların arkasında ihracatçımızın verdiği ciddi bir sınav var. 15 sektör ihracatını artırırken 11 sektörde düşüşler yaşandı. Kalite ve fiyat dengesi şaşmış durumda. Başka ülkelerin aynı birime sattığı ürünlerde o birim üreticimizin sadece maliyetine denk geliyor. Düşme eğiliminde olan enflasyona rağmen reel piyasada hammadde fiyat artışları ve finansman ihtiyacı üretici ihracatçıyı zorluyor.

    Sanayicimizi Elimizde Tutmalıyız

    İhracatçımız önceden kullandığı kredilerde ihracat taahhüdü verdiği için ceza yememek adına zararına ihracat yapmak zorunda kalıyor. Kuzey-Güney komşularımızda devam eden savaşlar, jeopolitik gerilimlerin ekonomik çıktısı, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’nin bazı ülkelerinde resesyon beklentileri ve üstüne de kaliteli üretimde kaybettiğimiz rekabetçiliğimiz bizleri geri götürüyor. Son dönemlerde vergi, enflasyon, üretimde pahalılık gibi nedenlerden dolayı sanayici yatırımlar konusunda tedirgin.

    Ülkemizin kalkınması üretimle mümkündür. Üretim modelimiz kendi kendine yeten ve de fazlasını dünyaya satan bir model olmalıdır. Her alanda üretim yapmalıyız. Katma değerimizi geliştirip dünya için üretmeliyiz. Global anlamda yaşanan olumsuzluklara rağmen her şartta üreten ve dünya ile rekabet eden tüm üreticimize ve ihracatçımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

  • Sektörel sorunları masaya yatırdılar

    Sektörel sorunları masaya yatırdılar

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası, yılda iki kez düzenlenen Müşterek Meslek Komitesi Toplantısı’nın 2024 yılı son toplantısı Ali Coşkun Konferans Salonu’nda, Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ ve Meclis Başkanı Erdem ERCAN moderatörlüğünde gerçekleştirildi.

    Oda bünyesinde faaliyetlerini yürüten Meslek Komitelerinin sektörel sorunlarının, bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin görüşülerek değerlendirildiği ve sektör temsilcilerinin birbirlerinin sorunları hakkında fikir sahibi olarak dayanışmanın amaçlandığı toplantıya her iki başkanın yanı sıra Yönetim Kurulu Üyeleri, 34 Meslek Komitesinin Temsilcisi iştirak ettiler.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ; SATSO’nun için üye odaklı çalıştığını ve üyelerin sorunlarının da çalışmalarda temel oluşturduğuna dikkat çekip sorunların istişare edilerek çözüme ulaşacağını belirterek şunları dile getirdi: “SATSO olarak üyelerimizin sorunlarını çözmek kuruluş amacımız ve vazifemizdir. Bu gayede üyelerimizden aldığımız temsil gücüyle de şehrimiz ve ülkemiz için de faydalı işler yapmaya gayret ediyoruz. Yılda 2 kez gerçekleştirdiğimiz müşterek meslek komiteleri toplantısında komitelerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini ilk ağızdan dinliyor, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Yönetim Kurulu olarak mevcut sorunlar bizlere aylık komite toplantı kararları ile ulaşıyor. Bizler de bu konuda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bununla birlikte bu müşterek meslek komiteleri istişare toplantımız komitelerin birbirlerinin sorunlarına yönelik aynı ortamda fikir alışverişi yapmasına olanak sağladığı için çok önemli bir organizasyondur.

    SATSO olarak katılımcı yönetim ve istişare kültürü anlayışının iş dünyası adına temsilcisiyiz. Bunu kendi içimizde de sağlam bir zemine oturtmamız Odamızın lehine olacaktır. Bu nedenle bu tür toplantılara katılımın fazla olmasını bekliyor, ümit ediyoruz.” dedi.

    SATSO Meclis Başkanı Erdem ERCAN ise; “En temel organlarımız komitelerimizdir. Sizlerin talepleri şehrin vizyonunu, geleceğe bakışını, değerlerini temsil ediyor. O yüzden konulara bakışınız sektörel olabilir ancak sorunların çözümünün getirisi aynı zamanda şehre katkıdır.  Hepimiz bir zincirin halklarıyız. Odamız bütün meslek kollarının gelişmesini sağlamak için çaba harcamaya devam ediyor.” dedi.

    Her iki Başkanın konuşmasının ardından SATSO Genel Sekreteri Şevket Kırıcı, oda hizmetleri ve projeleri, mevzuat bilgilendirme konusunda meslek komitesine mensup katılımcılara sunum gerçekleştirerek bilgiler paylaştı.

    Sunumun ardından birçok meslek komitesi temsilcisi söz alarak kürsüden sektörlerine yönelik talep ve görüşlerini paylaştılar.

    28. Meslek Komitesi (Danışmanlık ve Emlak Müşavirliği) Başkanı Mehmet DEMİR, “Pandemiden bu yana bağırsak da şehrimizin hizmet sektöründe şifremiz54 olsun istiyoruz. Hizmetin Sakarya içinde Sakarya firmalarından alınmasını bekliyoruz.” dedi.

    13. Meslek Komitesi (İnşaat Malzemeleri Toptan ve Perakende Ticareti) Üyesi Ayhan ÇAKMAK, “Serbest piyasada, başka sektörlerin ustası olan insanlar bile bizim sektörde kayıtdışı olarak kolaylıkla faaliyet yürütüyor. Denetimler maalesef yetersiz. KDV’siz ve faturasız iş yapılıyor ve bu konuda mağduriyet çok fazla. Faturasız ticaret çok yaygın durumda ve sağlıklı bir denetim olmalıdır.” dedi.

    29. Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri) Başkan Yardımcısı Özkan Yasin GÜLER, “Nitelikli personel sorunu devam ediyor, kayıt dışı eğitim kurumları sektörü mağdur ediyor. Hizmet sektöründe en büyük maliyet personel olarak göze çarpıyor. Anaokulları mevzuata göre 36 aydan küçük çocuklara eğitim veremez, kreşler bu yaştaki çocuklar için vardır ancak ekonomik kaygılar anaokullarına da bunu yaptırıyor. Kreşler ve anaokulları karşı karşıya kalmış durumda. Bu durum da kayıtdışı eğitimi doğuruyor.” dedi.

    6. Meslek Komitesi (Tekstil, Deri ve Hazır Giyim Ticareti)Başkanı Salim SALMAN, “Giyim sektörü olarak krizden çok etkilenen bir sektörüz. Bizimkisi insanların gerektiğinde erteleme lüksünün olduğu bir sektör. Kredi kartı faiz artışı, taksit sınırı, komisyon oranları da bizleri ciddi zorluyor.” dedi.

    16. Meslek Komitesi (Sigortacılık ve Finans) Üyesi Ali ESEN, “Geçtiğimiz Temmuz ayında sigortacılar olarak bir kooperatif kurduk. 8-9 Ekim tarihlerinde de şehrimizde sigortacılık haftasını kutlayacağız. Özellikle böylesine çok üretim olan şehrimizdeki tesislerin yaptırdığı iş kazası poliçelerinde çok eksikler çıkabiliyor. Bunu dikkatlice gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum. Sakatlık, iş kazası, yaralanma tazminatları vb. maddeleri dikkatlice avukatlarınıza inceletin. Sağlıklı poliçe, ihtiyacınıza göre yapılan poliçedir. Yıllarca emek verdiğiniz işiniz herhangi bir kazada elinizden gitmesin. Şehrimizde bir deprem gerçeği var. Bununla ilgili gerçek bir çalışma gerekiyor. Yüzlerce bina var çevre illerin artçı sallantıları ile bile ayakta kalamayacak düzeyde.” dedi.

    23. MESLEK KOMİTESİ (Konstrüksiyon ve Metal İşleme) Meclis Üyesi Çetin Serter, “Küçük sanayi sitesi ihtiyacı çok fazla. Elektrik kesintileri de çok sık ve uzun sürüyor. Son aylarda gittiğimiz işletmelerde işgücü düşüklüğünü net şekilde hissediyoruz.” dedi.

    31. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Üyesi Ahmet ŞEHİT, “Banka kartlarıyla yapılan alışverişlerde ciddi komisyon alınıyor. Aslında hesapta olan nakit para eft-havale gibi bize aktarılıyor ve kredi kartı da kullanılmıyor. Ancak %4’leri bulan bir komisyon alınıyor ÖTV ve KDV oranları nedeniyle ürünlerin fiyatları ciddi şekilde şişiriyor. Cep telefonları temel bir ihtiyaçtır. Bu oranlarda indirime gidilmelidir.” dedi.

    12. Meslek Komitesi (Kitap, Kırtasiye, Basım, Reklam, Medya ve Yayın Kuruluşları) Başkanı Ender GÜRSOY, “Zincir marketler yüzünden kırtasiye sektörü ciddi bir daralma yaşıyor. Reklam sektöründe de nitelikli personel bulmak artık çok zor.” dedi.

    1. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Mensubu Yönetim Kurulu Üyesi Turgay ÇELİK, “Tarım çok önemli. Küresel ısınmalar, mevsim değişikliği ve aşırı sıcaklar nedeniyle 1500 kg verim aldığımız mısırda 300-400 kg’lara kadar düştü. Arazi toplulaştırmasını da maalesef beceremedik. Bugünlerde artık araziler hobi gibi ekiliyor. Bu uygulamalarda verim düşük, bilgisizlik çok fazla. Birim alandan daha fazla verim almayı sağlamalıyız. Bu konuda profesyonel çiftçilik çalışmaları içinde bulunmalıyız. Yurtiçi bunu yapan firmalar var. Şehrimiz için de toprağın verimli kullanılması için düşünülebilir.” dedi.

    3. Meslek Komitesi (Toptan ve Perakende Gıda) Başkanı Ayhan ÖZTURPÇU, “Marketlerdeki soğutucu cihazlar hakkında tüketicilerden gürültü şikayetleri geldiğini duyuyoruz. Perakende mağazacılar, marketçiler her yaz mevsiminde bu sorunla karşılaşıyor. Bu cihazlar TSE onaylı üretilen cihazlardır ancak desibel kuralı ile ilgili bir düzenleme gerekiyor.” dedi.

    5. Meslek Komitesi (Yiyecek, İçecek ve Konaklama Hizmetleri) Meclis Üyesi İffet HACIEYÜPOĞLU, “Komitemizde öğrenci yurtları işleten üyelerimiz de var. Arz-talep dengesi bulunamadığı, yatak kapasitelerinin doldurulamadığı sorunu bizlere iletiliyor. Bu enflasyonist dönemde gıda ve yemek sektöründe fiyatları ayarlama sıkıntısı ve bunun yol açtığı fahiş fiyat uygulamaları yüzünden sektör ciddi kayba uğruyor. Ancak artık fiyat algısı kayboldu. Bu nedenle dışarda vakit geçiren kesimde de azalma oldu. Yemek sanayicileri de büyük mücadele içerisinde. Çevrede büyük illerin olması ve burada faaliyet yürüten firmalar rekabet anlamında ciddi zorluklar getiriyor. Konaklama sektörümüzde üst segment otellere sahibiz ancak bungalov ile gündeme gelmek avantaj ve dezavantaj yaratıyor. Bu işi kötü amaçlar için kullananlar da var layıkıyla yaparak sektörün gelişimi için çabalayan işletmelerimiz de var.” dedi.

    10. Meslek Komitesi (Elektrik – Elektronik ve Elektromekanik Grubu) Meclis Üyesi Kenan DAĞ, “24 Ağustos tarihinde alınan bir karar ile güneş paneli üreticilerinin yerli üretim yapan tek bir firmadan hammaddesini alması kuralı geldi ancak tek bir tesisin 80 üreticiye yetişmesi mümkün değil. Üstelik bu karardan sonra hammaddeye de %20 zam geldi, karaborsa tehlikesi oluştu. Belirli bir altyapı oluşana kadar bu karar ertelenmelidir. SEDAŞ’ın alt şirketi SEPAŞ ile akıllı çözümler adı altında elektrik proje ihalelerine girmesi etik değildir. Müşterilerin bilgilerini etik olmadan kullanarak bunu yapması sektörün dengesini bozuyor.” dedi.

    34. MESLEK KOMİTESİ (Müteahhitlik Faaliyetleri) Başkanı Ahmet HALDIZOĞLU, “İlimizde 7-8 adet beton firması var ve bir fiyat araştırması yaptık. Şehir dışından da bir beton firmasından fiyat alıyoruz bu fiyat daha düşük olabiliyor ve bunu fiyat aldığımız yerel beton firmalarına söylediğimizde bir fiyat indirimi yapılıyor hemen. Esnafımız müteahhit firmaları çok kollamıyor. Başka illerden sorarsak eğer yerel firmalarımız da fiyat düşürüyor. 100 metrekare bir dairenin maliyeti 2.5 milyonu buluyor. Elektrik kesintileri de çok fazla.” dedi.

    9. Meslek Komitesi (Dayanıklı Tüketim Malları Ticareti) Meclis Üyesi, Yakup YILMAZ “Dayanıklı tüketim ürünlerinde taksit sınırının genişletilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Perakende yasasını bekliyoruz, zincir marketler bizleri çok zorluyor, haksız rekabet oluşuyor.” dedi. 

    21. Meslek Komitesi (Otomotiv ve Yedek Parça Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet Öztürk HACIEYÜPOĞLU, “Dörtyol ve modern sanayi sitelerinde ATM talebi çok fazla. Erenler belediyesi bir yer tahsis etti ancak çalışmalar hız kazanamadı yavaş devam ediyor. Ciddi bir trafik ışığı problemi var. Yıllardır modern sanayiden Artvin sanayi sitesine geçmede çok yoğun bir sıkışıklık yaşanıyor. İş giriş-çıkış saatlerinde bu daha da fazla oluyor. Bundan dolayı E-5 yolundan Ankara-İstanbul yönüne transit geçen trafik de olumsuz etkileniyor.

    Kayıtdışılık ve haksız rekabeti engellemek için ruhsat denetimleri sıklaştırılmalıdır. Astronomik fiyat artışları ve düzensizlik var, herkes istediği fiyatı alıyor. Şikayet mekanizması ve fiyat standardı gerekiyor.” dedi.

    20. Meslek Komitesi (Enerji ve Petrol Ürünleri) Başkanı Ali İhsan BAKIM, “Kapalı istasyonlar dikkatinizi çekmiştir. Yer sahibi ve kiracı arasında anlaşmazlıkların sonucunda bu oluyor. Ruhsat süresi biten kiracı işletme ile yer sahibi arasında anlaşmazlık sonucunda yer sahibi kiracıdan ruhsatı alamıyor. Anlaşma sonunda ruhsatın yer sahibine devredilmesi hususunda kural koyulması gerekiyor. İstasyonlar boşuna kapalı duruyor. Yakın zamanda bizim de istasyonumuzun olduğu bir caddede yol ve altyapı çalışması olacağı söylenip direk yol kapatıldı. Ancak bizlerin önceden haberi yok ve işletmemizin önü ya da yolu bir ay kapatılacak deniyor. Ciddi mağdur oluyoruz, önlemi almaya vaktimiz olmuyor.” dedi.

    4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Mensubu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Volkan TERZİOĞLU, “Tarım ve hayvancılık zorda. Bizler komite tarım ve hayvancılığı kalkındırmak için çalışıyoruz. Bizler bu konuda ne yapsak da yöneticilerin bu konuda daha da hassas olması gerekiyor. Geçen yıl ithalatçıdan 3 dolara aldığımız ithal hayvanları devlet kendi eliyle bu sene 6.2 dolara üreticiye sattı. 3 dolarlık mal devlet eliyle 6.2 dolara satılırsa tüketici her zaman pahalı et yer. Bizler birkaç ithalatçı için koca ülkenin hayvancılığını bu duruma düşürmememiz gerekiyor. Endüstriyel hayvancılık modelleri artık bizler için bir mecburiyettir. Bizim organize gıda, tarım ve hayvancılık alanları oluşturmamız gerekiyor. Şimdi ithal et alıyoruz paramız var alıyoruz. Yarın bir gün bu ülkeler vermiyoruz dedikleri zaman ne yapılacak? Köylerde de hayvancılık yapanlar kalmadı.

    Tavuk çiftliklerinin su kullanımı ile ilgili mağduriyeti var. Bizler tavuk çiftlikleri için hane kullanım bedelinden su verilsin buna kabulüz ancak atık su bedeli alınmasın diye tavsiye veriyoruz ve belediyeden mantıklı açıklaması geliyor; bundan sonra yazıyı gönderiyoruz yine red geliyor.” dedi.

    15. Meslek Komitesi (Sağlık, Temizlik ve Kozmetik Ürünleri Ticareti) Mensubu Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem SEÇGİN, “Sağlık sorunları dipsiz bir kuyu gibi. Komite olarak üyelerimizi sıklıkla ziyaret ediyoruz. İşitme cihazları, optik ürünler, medikal ürünler satan işletmelerimizin birçok sorununu çözdük. Her sektörün benzer sorunları var ancak hepimizin en büyük önceliği sağlıktır. Bir de ruhsat problemi var. Bir üyemiz ‘anjiyografi yatırımlarını yapıp tüm cihazları temin ettikten sonra bakanlıktan işletmenin açılmaması yönünde karar geldi’ dedi. 500 bin nüfusa 1 anjiyografi merkezi kuralı var ancak biz 1 milyonu geçtik bunun da açılması gerekiyor.” dedi.

    25. MESLEK KOMİTESİ (Ağaç Sanayi ve Orman Ürünleri) Başkanı Fevzi GÜRSOY, “Seçimden sonra ilçe bazlı toplantılar yaptık üyelerimizle buluştuk. Sorunları toplayıp çözümü için üzerine gittik. E-ihale sisteminde yaşanan aksaklıklara yönelik ülkede ilk olan, Sakarya’nın pilot bölge seçildiği bir uygulamanın hayata geçirilmesine vesile olduk. Orman depolarını bizim belirlediğimiz bir temsilci resmi olarak inceleme yapabilecek. Bu uygulamada ciddi bir yol kat ettik. Sektörümüzde birçok dernek var onlarla da iş birliği içindeyiz, sektörümüze faydalı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Sapanca özelinde de dünü, bugünü ve yarını konu alınacak bir ortak istişare toplantısı yapılmalı. Çünkü bungalov özelinde yapılan yapıldı. Bundan sonrası için planlı bir ilerleme olmalıdır.” dedi.

    22. Meslek Komitesi (Otomotiv ve Yan Sanayi) Meclis Üyesi Yiğit ATEŞ, “Komitemizin sorunları benzer, üretim maliyetleri, döviz, artan vergiler. Asıl önem verdiğimiz en temel konu ise nitelikli istihdam. Komite olarak çözüm önerileri belirledik rapor haline getirdik meclise sunduk. Bu çalışmalarımızın devamında Akgün Başkanımızın da destekleriyle Geleceğin Meslekleri Ve Mesleki Eğitim Komisyonu kuruldu. TOBB ve MEB paydaşlığında bir proje geliştirdik ve sona geldik. Üyelerimizle iletişime geçtik ve 33.004 eleman talebi geldi. Meslek liselerimizi ihtisaslaştırma konusunda çalışmalar yürüteceğiz.” dedi.

    18. Meslek Komitesi (Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri) Başkanı Mehmet Nuralp PAKER, “Komite olarak yoğun katılımlı birçalıştay gerçekleştirdik, 50’nin üzerinde sorun tespit ettik. Özellikle şantiye şefliği ihmal ediliyor. Bir inşaatın tüm dallarında en önemli denetim mekanizması şantiye şefidir. Şantiye şefliğinin yerinde uygulanmasıyla şantiyelerde görev alacak mimar mühendislerin iş bulmasının önü açılacaktır. İstihdam artacak, kaliteli mimar ve mühendisler yetişecektir. Bu sorunu aşarsak zincirleme birçok sorun da halledecektir. Bir şantiye şefi sadece inşaatlarda betonların sulanmasını takip etse bile bugün depremlerde can kaybı daha az olabilir.” dedi.

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Başkanı Cevdet KOÇ, “Bizler yapı denetim kanununda firmaların ücretlerinin yeterli seviyeye ulaştırılması gerektiğini belirtmiştik ancak şu anda laboratuvarları müteahhitlerin bulacağı ve istediği laboratuvar ile çalışacağı bir uygulamaya geçildi. Laboratuvar ücreti de müteahhit firmalara yüklenmiş oldu. Bizler resmi ücretin az olduğunu dile getiren yapı denetim firmalarının dolaylı yoldan sesi olarak firmaların ücretinin artırılarak bu hizmetlerin hepsini doğru şekilde vermesi gerektiğini belirtiyorduk. Başka uygulama oldu. Yeni kurulacak OSB alanlarında işçi evleri vb. uygulamalar olursa dışarıdan işçi getirmek zorunda kalan firmalar burayı kullanır, OSB’ler de bundan gelir olarak faydalanır, güzel bir hizmet olur.” dedi.

    7. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Başkanı Erdem YAŞAR, “OSB firmalarımızda mekanik tesisat işlerinde şehir dışı firmalar tercih ediliyor bunu yıllardır aşamadık. Bizler de komite olarak iki yıldır şehrimizde bu işi yapabilecek kapasitede olan firmalar olduğunu göstermek adına OSB’ler ile iletişim kuruyoruz. OSB’lerden de olumlu dönüş aldık. SATSO kanalları ile bir anket hazırladık ve üyelerimize gönderdik. Belirli yetkinliğe sahip firmalarımızı belirledik bir kümeleme yaptık. Bu raporu ve firma listelerini OSB’lere vereceğiz” dedi.

    2. Meslek Komitesi (Altyapı İnşaat Faaliyetleri, Maden Ocakları ve Mermerciler) Meclis Üyesi Mustafa GENÇ, “İlimizde maden sahaları açılamıyor. Yerli beton firmalarımız bile Bilecik vb. illerde ocak açmak zorunda kaldı. Lojistik maliyetleri vb. sebebiyle ileriki yıllarda inşaat maliyetleri daha da artabilir. Sektörlerin sorunları benzer ve bu sorunları daha yüksek sesle duyurmalıyız.” dedi.

    24. MESLEK KOMİTESİ (Tekstil-Brode-Konfeksiyon) Meclis Üyesi Tekin BAYDAR, “

    Brode sektöründe 7-8 yıl önce 15 bin makine vardı, Çini bile alt etmiştik. Dünyada önemli bir marka değeri oluşturmuştuk sektör olarak. Şimdi ise 380 makine var. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu sektör Mısır, Hindistan ve Pakistan’a kayıyor. Sorun bizden kaynaklı değil, politika kaynaklıdır.” dedi.

  • SATSO Heyeti’nden Vali Doğan’a Hayırlı Olsun Ziyareti

    SATSO Heyeti’nden Vali Doğan’a Hayırlı Olsun Ziyareti

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ve Yönetim Kurulu Üyeleri; Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Sakarya Valisi olarak atanan Vali Rahmi Doğan’a makamında ziyaret gerçekleştirerek hayırlı olsun dileklerini ilettiler.

    Söz konusu ziyarete SATSO Yönetim Kurulu başkanı A. Akgün Altuğ ve Meclis Başkanı Erdem Ercan’ın yanı sıra Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Cem Gün ve Gökhan Tiryaki, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Volkan Terzioğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri;   Ekrem Seçgin, Yılmaz Dünya, Suat Akın ve Orhan Gazi Kılıçaslan iştirak etti.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Vali Rahmi Doğan’a yeni görevi vesilesiyle hayırlı olsun dileklerini iletti. Başkan Altuğ, Sakarya iş dünyasının çatı kuruluşu olan Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurumsal iletişim çerçevesinde şehrin ihtiyaçları ve gelişimi doğrultusunda her alanda iş birliği yapmaya ve görev almaya hazır olduklarını belirtti.

    Oda faaliyetleri ve Sakarya ile ilgili genel bilgiler paylaşan Başkan Altuğ, konuşmasında şunları dile getirdi: “Sayın Valimize Odamız camiası adına şehrimize hoş geldiniz diyor, şehrimizde hep birlikte başarılı ve uzun soluklu çalışmalar yapmayı temenni ediyorum. Sakarya’mız göçlerle kurulmuş, 70’ten fazla milletin bir arada uyum içinde yaşadığı; doğası, tarımı ile cenneti andıran ve üretimiyle de ülkenin lokomotif kentlerinden biridir. Sanayi alanında sahip olduğu hafıza, tarımsal üretimdeki potansiyeli, turizm değerleri açısından yetkinliği, ticari faaliyetler anlamında örnek geçmişi Sakarya’yı geleceğin kentleri arasına koyacak önemli argümanlardır. Tüm bu dinamikleri kendinde barındıran Doğu Marmara’nın incisi olarak bilinen bir kentte yaşıyoruz.

    SATSO’muz da Sakarya’mızın bu potansiyelini en verimli şekilde değerlendirerek, 107 yıllık güçlü tarihi, her yıl daha da büyüyen, gelişen üyeleri, şehre ve camiasına adanmış hizmet anlayışı ile ekonomiye katkı sunmaya, şehrin vizyonuna yönelik projeler üretmeye gayret ediyor. Sakarya’nın en büyük sivil toplum kuruluşu olmasının yanında en büyük ailesidir de aynı zamanda. 18 bin üyesinin temsil gücüyle bünyesindeki 34 komitesi ve 12 komisyonu ile sorumluluk bilincinde çalışan gönüllü iş insanlarıyla hizmet veriyor.

     Bugüne kadar hem yerel hem de ulusal alanda Sakarya’mızın gelişimi için kurumlar arası iş birliği ve iletişimin sürekliliği çerçevesinde hizmet verdik, bundan sonraki süreçte de Sayın valimizle ahenk ve uyum içinde hizmet edeceğimize inanıyoruz. Şehre hizmet anlamında göreve hazırız.”

    Vali Sn. Rahmi Doğan ise “Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Meclis Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerine nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Sakarya gelişim potansiyeli güçlü bir kent. Hep birlikte Sakarya’nın ve ülkemizin menfaati doğrultusunda gayret edeceğiz.” dedi

  • Başkan Altuğ: Ekonomik anlamda da zorlu bir kış mevsimine giriyoruz

    Başkan Altuğ: Ekonomik anlamda da zorlu bir kış mevsimine giriyoruz

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem Ercan Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Meclis Başkanı Erdem Ercan   şunları dile getirdi: “İçinde bulunduğumuz Ahilik Haftası sebebiyle, ahilik geleneğini yaşatan tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası’nı Meclisimiz adına kutluyorum. Geçtiğimiz günlerde 103. yıldönümünü kutladığımız Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi’ni Meclisimiz adına bir kez daha kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla, rahmetle anıyorum. Camiamızdan hasta olan arkadaşlarımıza acil şifalar, vefat edenlere ve yakınlarına Meclisimiz adına Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.” dedi.

    Yoklama ve gündem maddelerinin oylanmasının ardından 1224 no’lu Meclis oturumuna ait tutanak görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Ağustos ayı Kat’i Mizan ve ekleri ile Bütçe İzleme Raporu, Hesapları İnceleme Komisyon Başkanı Tuncay Cebeci’nin sunumunun ardından oylanarak meclis üyeleri tarafından tasdik edildi.

    Toplantıda Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleri ile ilgili ilgili bilgi veren SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, şunları dile getirdi; 

    Yılın sonuna doğru yaklaşırken, gündemdeki konular hız kesmeden önemini sürdürüyor. Hem küresel hem de yerel gelişmeler, Türkiye ekonomisi üzerinde zorlayıcı etkiler oluşturmaya devam ediyor. Tabir yerindeyse ekonomik anlamda da zorlu bir kış mevsimine giriyoruz. Küresel ekonomideki yavaşlama, Türkiye’nin dış ticaret ve finansman olanaklarını kısıtlamaya devam ederken iç piyasada enflasyon ihracatçı için de stabil döviz kuru maliyet baskılarını her geçen gün artırıyor ve enflasyonla mücadele ekonomi gündeminin merkezinde olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra hepimizin yakından takip ettiği üzere küresel ticaret savaşlarının ve jeopolitik gerilimlerin derinleşmesi, ihracat performansımıza da yansıyor.

    Orta Vadeli Program

    Enflasyon, yüksek seviyelerde kalmayı sürdürürken, 2025-2027 dönemini kapsayan orta vadeli program da resmi gazetede yayımlandı. Bu programla birlikte 2024 yılı için daha önce %33 olarak belirlenen enflasyon hedefi, %41,5’e revize edildi. Ayrıca, 2025 enflasyon beklentisi de %15,2’den %17,5’e, 2026 hedefi ise %8,5’ten %9,7’ye çıkarıldı. Ekonomide büyüme hedefleri de gözden geçirildi; 2024 ve 2025 büyüme beklentileri aşağı çekildi. Piyasa dengelerinin yerinden oynadığı bir dönemde; geçtiğimiz yıl açıklanan ve güncellenerek devam eden OVP programından beklentimiz öngörülebilir ve rasyonel adımların hayata geçirilmesidir. Hükümetin önümüzdeki üç yıldaki temel hedefleri enflasyonun tek haneye düşürülmesi; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat perspektifinde büyüme ve istihdamın devam ettirilmesi; sosyal adalet ve refahın güçlendirilmesi olarak sıralanıyor. Bununla birlikte AR-GE ve yenilikçilik kapasitesini artırmak, yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen teknolojik gelişmeleri hayata geçirmek, teknolojik yatırımları teşvik edip yerlileşmeyi sağlamak, beşeri sermayeyi güçlendirmek ve yatırım ortamını daha cazip hale getirmek temel öncelikler arasındadır. Organize sanayi bölgeleri (OSB) ve küçük sanayi sitelerinin sayısının artırılması, limanlarla demiryolu bağlantılarının kurulması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji verimliliğinin iyileştirilmesi de bu hedeflerin başında gelmektedir. Fiyat istikrarı başta olmak üzere üretim, istihdam ve ihracat alanlarında istenen sonuçlara ulaşmak adına elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Ancak, bu hedeflere ulaşabilmek için en azından şehrimiz için daha somut adımlar atılması gerekmektedir.

    Yeni Vergi Düzenlemeleri

    Geçtiğimiz ay, enflasyon düzeltmesi ve yeni vergi düzenlemeleri de gündemdeydi. İş dünyasının bu konudaki tedirginliğine değinmiştik. Hazine ve maliye bakanı Mehmet Şimşek, cirosu 50 milyon liranın altında olan işletmelerin 2024 yılının ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi kapsamından çıkarıldığını açıkladı. Bu düzenleme, finansal açıdan küçük ve orta ölçekli işletmelere bir nefes aldırmayı amaçlıyor. Biz, en başından bu yana enflasyon muhasebesinin geçici dönemler için uygulanmaması gerektiğini dile getirmiştik. Üyelerimizin bu taleplerinin karşılık bulması memnuniyet verici. Bu konuda desteklerinden dolayı TOBB Başkanımıza da Sakarya iş dünyası adına teşekkür ediyorum. Ayrıca yatırımların yeniden değerlemesi sonucu ortaya çıkan ek vergi konusuna da bir çözüm üretilmesini bekliyoruz. Bu konuda çalışmalar yapıldığını biliyorum. Henüz üretime başlamamış olmalarına rağmen, sadece yaptıkları yatırımın, enflasyon muhasebesi nedeniyle değer kazanması sonucunda vergiyle karşı karşıya kalan işletmelerin mağduriyetinin en kısa zamanda çözülmesini diliyorum. İş dünyası, enflasyon nedeniyle yaşadığı reel kayıpların yanında, bu tür gündemlerle de sıkıntılar yaşıyor.

    Konkordato ve Ticari Alacaklılar

    Son dönemde konkordato ilan eden firmaların sayısında bir artış söz konusu. Konkordato sürecinde, borçlu firmaların ödeme yükümlülüklerinin geçici olarak dondurulması, onların iflastan kurtulmalarına ve yeniden yapılanmalarına olanak tanır. Ancak, bu durumda ticari alacaklılar, bu sürecin etkilerini doğrudan hissederler. Ticari alacakların konkordato sürecinin dışında tutulması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin korunması açısından, şu dönemde bir gerekliliktir. Örneğin İstanbul’da büyük bir firmanın konkordato ilan etmesi Anadolu’da 20 firmanın iflasına eden olur. Bu konuda alternatif olarak; belirli bir alt limit belirlenerek, küçük tedarikçilerin alacaklarının ödenmesi zorunlu hale getirilebilir. Böylece, ekonomik faaliyetlerin kesintisiz devam etmesi sağlanırken, konkordatoya başvuran firmaların da yeniden yapılanma süreci zarar görmeden ilerleyebilir. Bu tür adımlar elbette önemlidir, ancak enflasyon ve vergi düzenlemelerinin daha etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi için sahadaki işletmelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi gerekiyor.

    Start-Up’lara İhtiyacımız Var

    Tüm bu konuların temel öznesi iş dünyamız, firmalarımız ve onların geleceği çerçevesinde ülkemizin ekonomisi üzerine başlıklardır. Şuradan baktığımızda; firmalarımızın da özellikle kobilerimizin kendilerini geliştirmeye inovasyonu öğrenip daha fazla uygulamaya, desteklenmeye ve bununla birlikte start-up’lara ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bugün yaptığınız birçok iş yarın olmayabilir. Kendimizi geleceğe hazırlamak adına start-up’larımız olmalı. Dünya bankası verilerine göre şu an dünya genelinde yaklaşık 20 milyon start-up, 50 milyon kobi bulunmaktadır. 2050 projeksiyonunda ise 200 milyon start-up, 20 milyon kobi olacağı öngörülmektedir.

    Dolayısıyla geleceğin “start-upların dünyası” olacağını söylemek çok da yanlış olmaz. Çünkü start-up’lar KOBİ’lere nazaran büyük avantajlar taşımaktadırlar. Her şeyden önce KOBİ’ler yatay bir büyüme sergilerken start-uplar katlanarak büyümektedir. KOBİ’ler daha çok geleneksel yöntemlerle stabil üretim yanlısıyken start-uplar yenilikçilik odaklıdır. KOBİ’ler, geleneksel finansman modellerini kullanırken start-uplar risk sermayesi, melek yatırımcılar veya kitlesel fonlama gibi dış finansmana güvenirler.

    2035 için yapılan tahminlere göre 2020 de var olan Kobi sayısı %50 azalacak. KOBİ’ler; teknolojide geri kalma durumunda üretken ve verimli olmaktan çıkacak ve her şeyden önce satışlarını kaybedecek ve sürdürülemez hale gelecektir. Teknoloji, otomasyon ve yapay zeka sayesinde zaman içinde kobi’ler ve yaptıkları işler daha korumasız hale gelecektir. Yakın gelecekte, statup’lar geçmişin KOBİ’lerinin yerini alacak. Bilgi, uzmanlık, beceri ve yenilikçilik rüzgarı şiddetini daha da arttıracaktır. Günümüz çalışanlarının çoğunluğu şirketlerinden ayrılacak, çalıştıkları kuruma hizmet sunan bireylere dönüşeceklerdir.

    Yapay zeka, otomasyon ve artırılmış gerçeklik gibi yeni teknoloji trendleri ile yeni iş fırsatları ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı yeni bir döneme merhaba diyebiliriz. Bu değişim rüzgarında ayakta kalmanın en olası yolu ise kendi içimizden çıkaracağımız spin-off (kurumsal bölünme ile yeni şirketler oluşması) ve start-uplar olacaktır. Şehrimiz iş dünyasının da bu konuda potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Bunu önemsemeliyiz, tüm start-uplara açık olmalıyız. Sakarya’da girişimcilik bakışının gelişmesi ve girişimci fikirlerin hayata geçmesi önemli.

    Fikirsepeti – GFAST Hızlandırma Programı

    Bu doğrultuda biz de harekete geçtik. 2018 yılında başlattığımız Fikirsepeti projemizi Sakarya Teknokent’in GFAST hızlandırma programıyla birleştiriyoruz. Kadın ve genç girişimciler kurullarımız ile Sakarya Teknokent iş birliğinde yürütülecek program ile yenilikçi iş fikirlerinin başarılı girişimlere dönüşmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bizlere projeleri ile başvuran girişimci adaylarının arasından seçilenlere eğitim ve mentör desteği vererek yatırımcı kuruluşlarla eşleşmelerini sağlayacağız. Girişimci fikirlerin daha sağlam bir zeminde etkili işlere dönüşmesine destek olacağız.

    Dış Ticaret Verileri

    Ticaret bakanlığımız tarafından açıklanan “faaliyet illerine göre ihracat” verilerine baktığımızda ilimiz ağustos ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,5’luk azalışla 649 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Küresel piyasalardaki olumsuz gelişmeler bizim ihracatımıza da olumsuz yansıdığını görüyoruz. Bu rakam ile ülke ihracatının %2,9’luk kısmını karşıladık ve en çok ihracat yapan 10. İl olduk. Ancak kümülatife baktığımızda en çok ihracat yapan 7. İliz. Yılın 8 ayında üretimden ihracatımız 6.3 milyar doları aşmış durumda. Yılın 7 ayında da 1.3 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası verdik.

    Kapasite Kullanım ve Sanayi Üretim Endeksi

    TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi verilerine göre türkiye sanayi üretimi temmuz ayında yüzde 0,4 yıllık bazda ise yüzde 3,9 arttı. İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 75,9 seviyesinde gerçekleşti. Bu verilere göre imalat sanayinde geçtiğimiz aylara oranla ufak bir hareketlenme olduğunu görüyoruz.

    Raylı Sistem Çalışmaları Memnuniyet Verici

    İlimiz için sevindirici bir gelişmeler de yaşanıyor. Sakarya büyükşehir belediye başkanımız Yusuf Alemdar raylı sistemin ilk etabı için proje sürecinin başladığı müjdesini verdi. 12 km uzunluğa ve 15 istasyona sahip olan raylı sistem Sakaryaspor stadı ile kampüs arasında hizmet verecek şekilde inşa edilecek. Tramvay ile entegre olarak bir metrobüs hattının da devreye alınacağı gündemde. Ulaşımda çeşitlilik demek vatandaşın rahat etmesi demektir. Bu yüzden çalışmaların verimli geçerek kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Bu tramvay hattının üretimin yoğun olduğu organize sanayi bölgelerimize de tramvay hatlarının olması önemli. Ayrıca Karasu demiryolu hattının tamamlanarak üretim bölgelerindeki lojistik ihtiyacının karşılanmasını da bekliyoruz.

    Su Kaynaklarımızı Verimli Kullanmalıyız

    Biz sürekli sürdürülebilirlikten söz ediyoruz. Yeşil dönüşüm doğa dostu üretimden yana tercihler yapıyoruz. Ancak en kıymetli yaşam kaynağımız olan suyu sınırsız imkanlarla tüketmeye devam ediyoruz. Özellikle şehrimizde su kaynaklarımızı küresel ısınma, mevsimsel değişimler, kentleşme bir yana vahşi sulamaya kurban ediyoruz. Yoğunlukla yaz aylarında kırsal bölgelerimizde bu anlamda su sıkıntıları yaşanıyor. Şebeke suyumuzun tarımsal sulamalarda kullanılması suyu ve bizim geleceğimizi tehdit ediyor. Örneğin Sapanca gölümüz, hem Sakarya hem de Kocaeli için hayati bir su kaynağıdır. Ancak son yıllarda, vahşi sulama uygulamaları nedeniyle su seviyesinin ciddi anlamda azaldığını görüyoruz. Böyle devam edersek vahşi sulama ve suyun ihtiyaçtan fazla kullanılması nedeniyle hem gölün ekosistemine zarar veriyoruz hem de tarımsal faaliyetlerimizi sürdürülemez hale getiriyoruz. Bu noktada su birim fiyatında, kademe uygulaması yapılabilir. Normalde 1 ton da kullansanız 100 ton da kullansanız su birim fiyatı aynı. İnsani su tüketiminin konutlarda aylık ortalama 12 metreküp olduğunu düşünürsek 15 ton üzerine uygulanacak kademe ile vahşi tüketimin önüne bir nebze de olsa geçilebileceğini düşünüyorum. Kademe uygulamasının amacı para kazanmak değil. Su kaynaklarımızı korumak vahşi sulama ile kaynak tüketiminin önüne geçmek adına önemli bir adım olacağını düşünüyorum. Çünkü bu konu sadece ilgili kurumların değil hepimizin sorunu. Bugünü yaşarken geleceğimizi de düşünmeliyiz.

    Kahverengi Kokarca Sorunuyla Topyekün Mücadele Etmeliyiz

    Bildiğiniz gibi bir fındık sezonunu daha geride bırakıyoruz. Ancak fındık üreticimiz her geçen yıl daha umutsuz. Çünkü son yıllarda ilimizin en önemli tarım ürünü olan fındığın başında kahverengi kokarca sorunu var. Amerikan beyaz kelebeğinden sonra bir de kahverengi kokarca sorunu ile karşı karşıya kalan fındık üreticimiz ciddi sıkıntılar yaşıyor. Fındık rekoltesi bu yıl aşırı sıcaklardan dolayı düşük seyrederken bir de kokarca sorunu rekolteyi ve verimi ciddi anlamda düşürdü. Sadece fındık değil, her türlü ağaca ve tarımsal fideye zarar veren bu canlı, köylerde evleri, ahırları ve depoları da istila ediyor. Bu konuda üreticinin bireysel çabası yeterli değil. Kamu gücüyle topyekün bir mücadele gerekiyor. İlk olarak 2018 yılında görülmeye başlanan bu tür lojistik kanallarla ülkemize girdi ve lojistiğin yoğun olduğu alanlarda çoğaldı. Bu böcek türüne karşı doğu Karadeniz bölgesinden başlayarak yerel hareketler yürütülüyor. Üniversiteler de bu konuda çalışmalar yürütüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’mız 35 ilde yaptığı çalışmalarda Kahverengi Kokarca’nın en büyük düşmanı olan samuray arısından 200 bin adet doğaya saldı. Ancak şu anki durumda bu yeterli değil. Bu istilacı türün daha da yayılmasını önlemek adına ülke genelinde tarımsal araştırma enstitülerinde samuray arısı yetiştiriciliğinin yaygınlaşması gerekiyor. Ayrıca kış sezonundan itibaren sadece sahanın değil, konutların da temizlenmesine yönelik çalışmalar yapılmalı. Evet uzun bir süreç. Ancak biz fındık üretiminde ilk akla gelen iller arasındayız. Bu üretim gücümüzü kaybetmemek için her türlü mücadeleyi vermeliyiz. En azından bu zararlının fındık bahçelerimizde her geçen yıl biraz daha azalarak tükenmesini sağlamalıyız. Bu konuda tarım il müdürlüğünün çalışmaları da hızlanmalı.

    Sakaryaspor

    Sakaryaspor genel kurulunda yeniden başkan seçilen Cumhur Genç’e başarılar diliyorum. Yönetim kurulunda da meclis üyelerimiz var. Az önce meclis başkanımız da ifade etti. Kendilerini tebrik ediyorum. Sakaryaspor’da son zamanlarda yaşanan sportmenlik dışı olayları kınıyorum. Geçmişten bugüne şehrimizin önemli markası olan Sakaryaspor’un bu şekilde gündeme gelmesi hiç şık olmadı. Sakaryaspor ruhuna yakışmayan bu olayın şehrimizin imajını da zedelediğini düşünüyorum.

    Gündem maddelerinin değerlendirildiği toplantıda 27. Meslek Komitesi (Unlu Mamuller, Et ve Süt Ürünleri) tarafından sunulan Ekmek Azami Fiyat Tarifesi Teklifi maddesi görüşüldü.

    Madde hakkında açıklamada bulunan Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ergin BALCI, son dönemlerde yaşanan buğday kalitesindeki düşüşün düşük gramajlı ekmek üretimini zorlaştırması, düşük gramaj ekmeklerin işçilik maliyetleri için de sürdürülebilir olmaması sebebiyle sektör temsilcisi üyelerinin ekmeğin gramının artırılarak fiyatının da bu oranda güncellenmesi talebinde bulunduğunu belirtti. 300 gr. 15,00TL, 600 gr. 30,00TL ve 1050 gr. ekmeğin 50,00TL’den satılması kararını meclis onayına sunduklarını dile getirdi. Meclis Üyesi Balcı, dar gelirli vatandaşlar için halk ekmek ve askıda ekmek uygulamalarının devam ettiğini de hatırlattı.

    Tarife teklifleri meclis üyelerinin oylarına sunularak valiliğe gönderilmek üzere kabul edildi.

    Toplantının Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi Maddesinde Söz Alan;

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Mehmet ÇATALBAŞ, “Yeni yayımlanan Resmi Gazete’ye göre kooperatiflerde yönetim kurulu ve asil üyeler için belgeli bir eğitim programı yayınlandı. Buna göre bu eğitimi alamayan kooperatif üyeleri yönetim kuruluna giremez, liste yapamaz. Bu eğitimler çok önemli ve kişi başı da bir bedeli var. Kooperatifler de Odamız üyesi olduğu için bu eğitimler toplu şekilde Odamız tarafından verilebilir mi? Bu konuda bir çalışma yapabiliriz.” dedi.  

    29. Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri) Meclis Üyesi Kenan TAÇYILDIZ, “9 Eylül’de okullarımızı açtık tüm öğrenci, öğretmen ve velilerimize sağlıklı bir yıl diliyorum. YKS sınavı sonrasında bir sorunun hakkında itiraz gelmişti ve konu mahkemedeydi. Ancak mahkeme kararı çıkmadan tercih dönemi geldi gençler tercih yaptı sonra karar açıklandı. Bir mağduriyet oluştu ve mahkeme kararının beklenmesi gerekiyordu.

     Açıklanan kâr bilançolarında birçok özel kurum zarara uğramış ve geri gitmiş ancak bazıları da ileri gitmiş. Özellikle kumar ve bahis kuruluşları yükselmiş. 2021’den bu yana maalesef okullar sürekli zarar etmiştir. Ancak o kadar zam yapılmasına rağmen elektrik ve gaz şirketleri de sürekli zarar göstermişler. Havayolları ve gayrimenkul firmaları da zarar göstermiş. Soruyoruz o kadar verilen paralar nereye gitti?

    Her şeyin temeli eğitimdir. Eğitim ezberletmek değil insanın beynini kullanmasını sağlamaktır. Bizler maalesef bunu da yanlış yapıyoruz ezberci eğitim uyguluyoruz. Eğitim programlarını revize etmeliyiz.” dedi. 

    7. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Meclis Üyesi Adem BİLGEN, “OSB’lerin genişleme alanlarında küçük sanayi sitelerinin açılabilmesi kararı bizleri memnun etti. Bu karar, tasarladığımız Tesisatçılar Çarşısı’nın yapılması anlamında güzel bir gelişmedir.

    AGDAŞ tarafından yeni gaz hattı çekilen bölgelerde gaz bağlantıları için çeşitli prosedür ve kaideler vardır. Abonelik süreçlerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle işlerde sıkışıklık meydana geldiği için onay süreçleri de gecikti. Bu nedenle evlerine AGDAŞ ruhsatını beklemeden, projesine onay verdirmeden tesisat çektiren ev ve işyerlerine yönelik denetimler yapılacaktır. Tespit edilirse de abonelik iptal edilecektir. Vatandaşlarımız biraz daha sabırlı olmalılar.” dedi. 

    13. Meslek Komitesi (İnşaat Malzemeleri Toptan ve Perakende Ticareti) Meclis Üyesi Gökhan KORKMAZ, “Yüksek faiz ortamında maalesef büyük bedeller ödüyoruz. Enflasyonla topyekûn mücadele ediyoruz ancak bu mücadelede ciddi kayıplar verilebilir. Keşke faizler düşük olsa sadece dolar yükseldiğinde yılda 1-2 kez hammadde sıkıntısı çeksek, ancak aldığımız emtianın kısa sürede 2-3 katı olduğunu görüyoruz. Önümüzde yılbaşı var ve işverenler olarak çalışanlarımızı memnun etmek istiyoruz. Maaşlarına zam yaparak çalışanlarının yaşam standartlarını yükseltmek her işverenin en önem verdiği şeylerin başında geliyor. Diğer taraftan kıdem tazminatları da ciddi oranlara ulaştı. Bir işveren çalışanına %50 zam yaptığında ciddi kıdem yükünün de altına giriyor. Önerimiz çalışanlarının yıllarca bu yıpranmasının emeklilikte karşılığını alması için bir fon kenara koyulmasıdır. Büyük firmalar belki sıkıntı yaşamaz ancak küçük firmalar bir kıdem tazminatında neredeyse sermayesinin büyük bölümünü buna harcamak zorunda kalabilir. Vergisini düzenli ödeyen, SGK borcu olmayan bazı küçük firmalar desteklenebilir.” dedi.

    4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet BAYRAK, “Acayip bir dönemde yaşıyoruz. Bundan 3 sene önce toplam ciromuzun %10’u işçilik giderleriyken şu an bu oran %25’lere dayandı. Çalışacak personel bulunamıyor ve çok zorluk var. 2016 yılında 400 dolar olan işçilik gideri şimdi 1000 dolar oldu.

    ESK (Et ve Süt Kurumu) yakın zamanda karkas ve canlı hayvan sözleşmesi imzaladı. Bu hayvan üreticisine yapılan bir ihanettir. Yerli üretici desteklenmeyip pahalıdan hayvan sattıktan sonra ithalat anlaşması yapılıyor. 1 litre çiğ sütün üreticiye 18 TL maliyeti var ancak ulusal süt konseyi sene başından bu yana 1 Lt. sütü 14.65 TL’den alıyor ve tesislere 18’den veriyor. Bugün 1 Lt. su marketlerde 20 TL. Eskiden değerli olan süte bazı uyanıklar su katıp haksız kazanç elde etmeye çalışırdı. Şimdi ise su daha pahalı ve neredeyse suya süt katıp değerini artırma esprisi yapıyoruz. Kabul edilir bir sistem değil, bu sistem değişmelidir.” dedi.

    28. Meslek Komitesi (Danışmanlık ve Emlak Müşavirliği) Meclis Üyesi Ahmet KARAPEKMEZ, “2018 yılında Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan kanun ile sektör ciddi bir ivme kazanmıştır ve bugün yine gayrimenkul sektörü için ve sektörde yanlış ve  spekülasyon yapacak ilanların önüne geçmek için Elektronik İlan Doğrulama Sistemi kurulması, bununla birlikte gayrimenkul satıcılarının ve alıcıların Ticaret Yetki Belgesi olan emlak ofislerini yetkilendirmeleri sektör için çok önemli bir adımdır.

    Fakat sektörü durma noktasına getiren unsurlar konut ve arsa rezervinin azalması bu talepleri karşılayacak kredi imkanlarının olmaması ve de son zamanlarda enflasyonun çok yüksek seyretmesidir.

    Ayrıca enflasyon o kadar hızlı artışlara sebep oldu ki bundan 2-3 sene önce piyasa fiyatına alınan taşınmazlar şimdi de piyasa fiyatına satılmak istendiğinde aradaki enflasyon farkına ciddi bir vergi yükü çıkıyor. Halbuki herhangi bir kâr önceliği olmadan enflasyon sebebiyle bu fiyatlar piyasaya göre artıyor. Kesinlikle vergi ödemeden kaçma amacı değil, tabii ki kazanan vergisini ödesin. Fakat fiyatların bu denli yüksek olduğu bir ortamda, alınan gelir vergileri ve satış bedellerinde gayrimenkul alım satım bedellerinin %4 değil de %2’ye düşürülmesi bu ekonomik krizlerde ticareti hareketlendirmek için güzel bir adım olabilir.

    Satış bedellerinin düşük gösterilmesi sorunu da kalmaz. Kentsel dönüşümün yapılmaması konut rezervin az olması bununla beraber ciddi şekilde kira fiyatlarını da artırarak dahada şartları zor duruma getiriyor. Şehrin sağlam zeminli alanlarında kat sınırı daha fazla olan yapılar oluşturup şehrin merkezini rahatlatmak gerekiyor.” dedi.

    31. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Behlül BAYRAK, “İsrail’in son yaptığı saldırılarda cep telefonlarını ve iletişim cihazlarını patlattığını görüyoruz. Bunun sebebi o ülkelerin cihazlarda yerli yazılımlarının olmamasıdır. Bir ülkeyi güçlü kılacak şey katma değerini kendisi belirlediği bilgisidir. Ülkeler ellerini kaldırmadan uzaktan iletişim cihazlarını patlatabiliyorlar. Önce yazılım, haberleşme, güvenlik diyoruz. Vergi yükleri sektörümüzde azaltılsın ve yerli yazılım üretimi desteklensin.” dedi.

    Toplantının Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan;

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Adnan BORAZANCIOĞLU, “Almanya’da sanayi üretimi için tahsis edilen arazilerin ne kadara verildiğini bilseler bu ülkede yatırım olmaz. OSB’lerimizin ihracatta, ekonomide ve istihdamda etkisini görüyoruz. Akgün başkanımızın üretim için söylediği ve yaptığı çıkışları ülkenin söylenmesi gereken doğrularıdır. Artık tasarruf yerine verimlilik konuşuluyor. Yaptığımız işleri daha verimli yapmazsak rekabette geri kalırız. Bugün Türkiye’nin en önemli sorunu paranın satın alma gücünün yerlerde olmasıdır. Kimseyi memnun edemiyoruz. Çalışanlarımız da memnun değil.” dedi.

    29. Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri) Meclis Üyesi Kenan TAÇYILDIZ, “Ülkemizde kuralsızlık kural olmaya başladı. Sakarya hükümete 20 yıldır çok kıymet ve destek vermiş bir şehirdir ancak Sakarya’ya hiçbir şey yapılmamıştır. Sakarya’nın adını temize çıkarmamız gerekiyor. Görevimiz temiz, dürüst bir vatandaş olmaktır. Gurbetçi vatandaşlarımız orada kurallara uyuyor, burada hiçbir kurallara uymuyor, yere çöp atıyor, trafikte hızlı gidiyor. Yere çöp atanlara, kural tanımayanlara caydırıcı cezalar kesilmelidir. Her şeyi devletten, belediyeden beklememeliyiz.” dedi.

    5. Meslek Komitesi (Yiyecek, İçecek ve Konaklama Hizmetleri) Meclis Üyesi İffet HACIEYÜPOĞLU, “Odamız “SATSO Kariyer” ile çok güzel bir hizmet yaptı. Lütfen meclis ve komite üyelerimizin üyelerine yaptıkları ziyaretlerde bu tanıtmasını rica ediyorum. Kıdem tazminatı konusunda devlet bankalarında blokeli bir hesap açılarak bu hesaptaki birikim fonlanabilir. İşçi ayrılıkları durumunda işveren zorlanmaz tazminat birikmiş olur. Yurtdışında AVM’ler şehir dışında oluyor yerel işletmeleri korumak için. Bir lokasyonda ihtiyaç fazlası işletmeye de izin verilmiyor. Biz de tam tersi maalesef. Ticaret erbaplarımız, yerel işletmelerimiz mahallelerine sahip çıkan kuruluşlardır. Onlara da sahip çıkılması gerekir. Aynı lokasyonda ihtiyaç fazlası işletmeler olmamalı.” dedi.

    4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet BAYRAK, “19 yaşında 26 tane sabıkası olan bir kişi nasıl dışarda dolaşabiliyor? Bu devlet bizi korumakla görevlidir. 27 yaşındaki bir polisimiz şehit ediliyor ve bu bizim, çocuklarımızın başına da gelebilir. İlimizde kaç kişi bu kadar kriminal suç işleyip de sokaklarda gezen kişi var merak ediyorum? Sorumluluklar yerine getirilip adalet tesis edilmelidir. Bir kişi Allah korkusu varsa ve suçlar caydırıcıysa suç işlemez. Ülkemizde ikisi de yok maalesef.” dedi.

  • SATSO Başkanı Altuğ’dan Vali Değişimlerine Eleştiri

    SATSO Başkanı Altuğ’dan Vali Değişimlerine Eleştiri

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası ( SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada Sakarya’daki sık sık yaşanan vali değişimlerine eleştirilerde bulundu. Altuğ, valilerin kısa süreli görev yapmasının şehir için bir istikrarsızlık yarattığını ve bu durumun Sakarya’ya özgü bir sorun olduğunu belirtti.

    Akgün Altuğ, ‘Vali atanıyor, 5-6 ay içerisinde şehri tanımaya çalışırken yeni bir atamayla karşılaşıyoruz. Bu durum, şehrin yönetiminde bir süreklilik olmamasına neden oluyor. Türkiye’de bu kadar sık vali değişikliği yaşanan başka bir şehir yok. Bu durumun nedenlerini anlamakta güçlük çekiyoruz’ dedi.

  • SATSO Doku Kültürü Laboratuvarı teknoloji temelli üretim yöntemleriyle sektörde fark yaratıyor

    SATSO Doku Kültürü Laboratuvarı teknoloji temelli üretim yöntemleriyle sektörde fark yaratıyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) tarafından hayata geçirilen Sakarya Tarımsal Ürünler Mükemmeliyet Merkezi yaptığı çalışmalar ve ürünleri ile örnek olmaya, süs bitkiciliği alanındaki teknoloji temelli üretim yöntemleriyle sektörde fark yaratıyor.

    Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen PSB Anatolia Uluslararası Peyzaj, Süs Bitkileri, Bahçe Sanatları ve Ekipmanları Fuarı’ndaki stantı ve sergilediği ürünlerle fuarda dikkat çeken Doku Kültürü Laboratuvarını bu defa Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu ziyaret etti.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ve Meclis Başkanı Erdem Ercan ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyaret programına Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz ve Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu’nun yanı sıra Hendek 2. OSB Başkanı Şükrü Bodur SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları; Cem Gün ve Gökhan Tiryaki de eşlik etti.

    Ziyarette, Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ve ülkemizin süs bitkiciliği sektörü için önemli bir katma değer yaratan Doku Kültürü Laboratuvarı hakkında detaylı bilgi verildi.

    Sakarya Valisi Sn. Yaşar Karadeniz, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi’nin ilimiz adına önemli bir yatırım olduğunu belirterek şunları dile getirdi; “Bu merkezi, Sakarya’nın tarım ve süs bitkiciliği alanına vizyoner bir bakış açısı kazandırarak daha ileriye gitmesi anlamında başarılı bir adım olarak değerlendirebiliriz. Doku kültürü tekniği sayesinde, yüksek verimli ve hastalıklardan ari bitkilerin üretilmesi, hem tarım sektörümüzün hem de ihracatımızın gücüne güç katacaktır. Bu yenilikçi merkezin ilimize kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum”

    Söz konusu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ise şunları dile getirdi; “Doku Kültürü Laboratuvarımız, 30 milyon adet üretim kapasitesine sahip olmasıyla Türkiye’nin en büyük doku kültürü laboratuvarı olarak öne çıkıyor. Kurulduğu 2021 yılından bu yana dünyanın en büyük orkide firmalarına ihracat gerçekleştirir pozisyona geldi. Yıllık yaklaşık 500 bin Euro değerinde ihracat gerçekleştiriyor. Türkiye’de de örnek gösterilen kapsamlı bir laboratuvar. Süs bitkiciliği başta olmak üzere, hastalıktan ari bitkilerin üretimine olanak tanıyan bu tesis, bölge ekonomisine ve ülke tarımına önemli katkı sağlıyor.” Dedi. Doku kültürü tekniği sayesinde üretilen bitkilerin daha dayanıklı, verimli ve kaliteli olduğunu belirten Başkan Altuğ, bu teknolojinin ilimizi uluslararası tarım ve süs bitkiciliği pazarında daha rekabetçi bir konuma getireceğini ifade etti.

    Doku kültürü tekniğiyle yapılan üretimin ilk aşamasından son aşamasına kadar bütün süreç yerinde incelendi. Program kapsamında invitro fidan, orkide, bitki altlıklarının çoğaltılma sürecinden sera ortamında büyütülerek dikime ve ihracata hazır olma aşamaları incelendi. Ardından tesisin inşaat halindeki genişleme yatırımları yerinde incelendi.